Toplumumuzda değim yerindeyse; asalakça hayatlarını sürdürerek, haksızlıklarla dolu bir yaşamın kirli pençeleri eşliğinde ve şarkılarında yıllar önce bu gerçekleri imgelerle dile getiren usta sanatçı ve edebiyatçı Livaneli’nin de dediği gibi “Ey cüceler cüceler, uzun boylu cüceler” misali dev görünümlü insanlara son süreçte rastlamak çokça mümkün hale geldi maalesef..

Civan DEĞER

GAZETE SOKAK – Son zamanlarda, özellikle de pandemi sürecinde evlerinde kalmak zorunda olan bazı kişiler okuyarak, bazıları da birikimlerini ortaya koyup yazarak zamanını değerlendirmeye çalışıyor. Biz de elimizden geldiğince okumaya çalıştık, çalışıyoruz..! Ama özel bir yetenek olan yazmanın hammaddesi ise bilgi ve birikimdir. Bu birikime sahip olanlar yazdı, biz ise okuduk. Bu işin esas yüzü. İşin naylon yüzü ise, normal yaşamlarında kendilerini bile ifade etmekte zorlanan ve hayatlarında bir satır yazı bile yazmayı beceremeyen bazı ‘zırtapozlar’ oradan buradan hortumladıklarıyla bastırdıkları sözde kitaplar ile yazar kesilirken, tam da bu zamanda usta bir kalemin yüreğinden damıtılan mürekkeple eserlerin çıkması insanı tepeden tırnağa tarifi zor olan bir heyecanla buluşturuyor.

Bu bağlamda ömrünü okumaya adayıp, hatta bunun için göz nurlarını bile tehlikeye atarak binlerce kitap okuduktan sonra Apê Musa’lara, Ahmet Arif’lere, Ehmedê Xanî’lere saygınlıklarını yitirmeden yazanlara lafım yok. Hata bir kez daha fazla saygı duyuyorum onlara. O iyi insanların 33 kurşunun acısını yüreklerinde hissederek yazdıklarını ve kaliteli yazdıklarını da biliyor ve emeklerini saygı ile selamlıyorum.. Bu iyi yüreklilerden biri de yazı adamı Eğitimci – Yazar Lokman Tekin’dir.

Doğrusu bizim sorunumuz, çakma ‘yazarlarla.’ Adam yerine koymamakla birlikte, ortalıkta sülük gibi dolaşan hatta çoğu kez mide bulandıran, aynı zamanda mesleğimizin ismini kirletmekten başka hiçbir halta yaramayanlarla. Umarım toplum da bunu fark eder de buna göre bu sülüklere karşı tavır sergiler.

Şimdi asıl meseleye dönmek istiyorum. Asıl konumuz, usta eğitimci, kişiliği ve üstün karakteriyle hep hayranlık duyduğun değerli dostum Lokman Tekin’in çıkardığı yeni kitabını anlatmak istiyorum. Yayınevi Simer Yayınevi’nden çıkan ‘Sen Bir Mucizesin, Uyuyan Devlerin Kitabı’ özellikle gençler için kişisel gelişim anlamında adeta ışık kaynağı olabilecek nitelikte.

‘Sen Bir Mucizesin, Uyuyan Devlerin Kitabı’ ile ilgili www.gazetesokak.com’a açıklama yapan Lokman Tekin, daha önce 2 kitap yazdığını, Koronavirüs salgını sürecinde eğitime verilen ara ile oluşan boş zamanını değerlendirerek 3’üncü kitabını yazdığını belirtti.

KİTABIN ÖZETİ

Biz insanlar ikiye ayrılırız: Fırtınanın dinmesini bekleyenler ve zaman kaybetmeden fırtınalı havada denize açılanlar. Direniriz, bağırırız, çağırırız, azalırız, çoğalırız, atılırız…
Yıllarca…
Yaşam mücadelemizi taçlandırmak için girmediğimiz kavga, başvurmadığımız yol kalmaz.
Sonunda karşımıza iki yol çıkar: Ya fırtınada kayboluruz ya da fırtınamızı oluştururuz. Fırtınada kaybolursak, kaçırdığımız uçaktaki insanlar, yukarıdan el sallar bize. Fırtına olursak, uçağı kaçıranlara el sallarız, yukarıdan…
Fırtına olduğunuzda, başarı serüveniniz başlar. Çünkü yaşam, fırtınaya karşı dayanabilme mücadelesidir.
Dayanabilirseniz, denizin öte yüzünde, keşfedilmemiş bir dünya sizi beklemekte…

KİTABA GİRİŞİ

Bir dünya düşünün…
En güzel renklerle süslenmiş bir gökyüzü olsun. Çok uzak ama ulaşılabilir kentleri, berrak denizleri ve yüksek dağları olsun. Bulutların yüreğinden çıkıp sarı sarı gülümseyen güneşi ve sıcak düşlü baharı olsun.
Bir dünya düşünün, sınırları olmayan. Yaşam coşkusunu derin umutlardan alan sevdalı bir dünya. Karanlığın yavaş yavaş aydınlandığı ve özgürlüğün yaşamla kucaklaştığı bir dünya.
Bir dünya düşünün…
Çocuk gülüşü kadar güzel, ihtiyar gülüşü kadar bilge olsun. Sıkılmış bir yumruk kadar kararlı, tarih ayfaları kadar dopdolu olsun.
Bir dünya düşünün…
Yaşam coşkusunu baharın bakışlarından alan, filiz filiz yeşeren ve yeni iklimlere sevdalı…
Bir dünya düşünün, kardeşçe… Tüm canlıları koruyan.
Bu dünyayla sizleri tanıştırmak istedim.
Sizlerle birlikte, rüzgârın kulağına masalların şarkılarını fısıldamak istedim. Sizlerle insanın, gizemli ve muhteşem dünyasıyla tanışmak istedim. İnsanın içsel dünyasının büyüleyici gerçeğini tanımak ve oradan umutlara sarılmak istedim. Çünkü biliyorum ki, başarı maratonuna herkes katılmalı ve herkes başarının aydınlığını göğüslemelidir.
Bu kitap, fırtınalı havada denize açılmayı sevenlerin sesidir.
Ben denize açıldım ve uyuyan devleri arıyorum.
O devler “SİZ”siniz.
Gemide yeriniz hazır.
Hoş geldiniz…

LOKMAN TEKİN KİMDİR?

Lokman Tekin 1979 yılında, Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şemdinli’de tamamladı. 1999 Yılı’nda İzmir Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden mezun oldu.

1999 Yılı’nda Şemdinli Lisesi’nde öğretmenliğe başladı. Halen Van’da Rehberlik Öğretmeni, Eğitim Danışmanı ve Kişisel Gelişim (Psikolojik Danışman) uzmanı olarak çalışmaktadır.

Öğrencilik ve öğretmenlik hayatında, birçok yerel ve ulusal gazete, dergi ve internet sitelerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı.

“Efkar” , “Kardelen” ve “Gelişim Adası” isimlerinde 3 kültür-sanat-edebiyat-kişisel gelişim dergisi çıkardı.

“İçimizdeki Yaşam Perisi: Ninsa” ve “Başarının Şifresi” isimlerinde 2 kitabı yayımlandı.

Eğitim kimliğinin yanı sıra sosyal, kültürel ve kişisel gelişim konularında da toplumun sorunlarına karşı duyarlı olmaya çalışmakta; sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarda birçok etkinlikte, projede, kampanyada aktif olarak rol almaktadır.

20 yılı aşkındır eğitim alanındaki çalışmalarının yanı sıra, birçok gazete, dergi ve internet sayfasında yazıları yayımlanmaktadır.

TEŞEKKÜR

Edebiyat, Kültürel ve sanatsal çalışmaların tostların desteği ile olgunlaştığını ifade eden Lokman Tekin, şimdiye kadar kendisini yalnız bırakmadan desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ederek şöyle dedi:

21 yıllık meslek hayatımda, neredeyse her adımda bana nefes olan ve hayatımın her damarında bulunan binlerce öğrencime, velime; Van’da kültür, sanat, edebiyat ve sosyal sorumluluk adına güzel çalışmalar yapan Van Şair ve Yazarlar Birliği (VAYAB) ailesine; her platformda şahsıma ve çalışmalarıma büyük saygı gösteren desteklerini esirgemeyen, Van’ın kıymetli kültür, sanat, edebiyat camiasına ve yerel basınına çok teşekkür ederim.

Zor zamanların en büyük destekçisinin, aldığımız nefes olduğuna inanıyorum. Nefes alabildiğimiz sürece, her şeyin güzelleşeceğine inanıyorum. Benimle birlikte bu inancı taşıyan bütün canlara, yarına koşmamızın mimarları olan dünyanın bütün çocuklarına, temiz bir gelecek bırakmak adına doğaya ve insan dışındaki diğer canlılara saygı gösteren ve onları yaşatmak adına çabalayan duyarlı canlara teşekkür ederim.
Güzel günlere olan inancımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...