OKTAY CANDEMİR

GAZETE SOKAK – Er Ryan’ı Kurtarmak filmini izlemişsinizdir muhakkak.

Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Yaşananlara baktığımda sanki bu filmin yeni bir versiyonunu izliyor gibi oluyorum.

Bazen anlamıyor muyuz, anlamakta güçlük mü çekiyoruz bilmiyorum.

Ya da birileri bizim aklımızla alay mı ediyor?

Daha 21 gün önce 9 Ekim 2019’da Türkiye’nin Rojava operasyonuna onay verdiği için ‘Kürtleri Sattı’ denilen ABD dün senatodan geçen Ermeni Soykırımı ve Yaptırım kararları nedeniyle bir kez daha bir çok çevrede ‘Umut’ haline geldi.

Henüz 21 gün önce yapılanı nasıl da hemen unutturuyorlar bize. İşte ‘süper güç’ olmak böyle bir şey. Eğer facebooka, twittere, googleye sahipseniz toplumların algısını 24 saat içinde değiştirebiliyorsunuz.

Ben şahsen Trump’un AKP ile danışıklı dövüş içinde olduğunu düşünenlerdenim. Neden?.. derseniz, yaptığı her şey AKP iktidarının değirmenine milliyetçi sular taşımaktan başka işe yaramıyor.

Daha 3 ay önce iç politikada çökmüş: İstanbul, Ankara gibi büyükşehirleri kaybetmiş, ekonomide çökmüş ve parti içinde ayrışmaları artan, Babacan, Gül, Davutoğlu’nun kuracağı partilerin konuşulduğu bir dönemde Erdoğan’a ” Rojava’ya müdahale için onay vermesi’ diğer tüm tartışmaları gündemden kaldırdı ve Erdoğan, yükselttiği milliyetçi dalga ile aleyhine olan tüm tartışmaları bitirdiği gibi HDP dışında ki tüm muhalefeti arkasında hizalandırmayı başardı.

Burada toplum nezdinde ‘ABD’ye kafa tutan lider’ algısı operasyonunu tamamlayan Erdoğan ve AKP için bu da yeterli bulunmamış ki yeni bir algı operasyonu devreye sokuldu.

24 Nisan “Ermeni Soykırımını Anma Günü” değil, seyran değil; ABD Kongresinin alt meclisi Temsilciler Meclisinde, “Ermeni Soykırımını resmi olarak tanıyan” yasa tasarısı kabul edildi. Hemde 11’e karşı 405 oy ile kabul ediliyor.

Ve birden bire 100 yıllık hikaye yeniden hortluyor. ‘Türkiye’nin büyümesini ve gelişmesini istemeyen dış güçler’ retoriği yeniden devreye giriyor. Türkiye’de 90 yıldır yaratılan Ermeni fobisi hassasiyeti kaşınarak milliyetçi oyların tek merkezde toplanması hedefleniyor ve bunda da kısmen başarıya ulaşılıyor.

ê tabi tüm bunlar olunca Cumhurbaşkın Erdoğan’da 2. İstiklal harbinde olduklarını söylüyor. Vatan Millet Sakarya diyen milliyetçi kesimler ‘Birlik ve Beraberliğe ihtiyacımız olan bugünlerde’ klişesiyle özgür, eşit ve barış dolu bir ülke umutlarımızı bir kez daha kırmaya çalışıyor.

Rojava’ya müdahale izni vererek Erdoğan’ı kurtaran ama kendini iç politikada riske atan Trump ise soykırım ve yaptırım kararlarıyla şimdi de kendini sağlama alacak.

Bu yüzden acaba falan da demiyorum… Bence Trump ve AKP birlikte çalışıyor. O mektuplar falan hepsi bu oyunun bir parçası ve maalesef bizi de bu oyuna inandırıyorlar.

Onlar senarist bizler ise bu Pandominanın (Sözsüz tiyatro) el-kol ve yüz hareketlerini kullanarak olayları ve durumları taklit eden figüranlarıyız.

O yüzden sosyal medyada ABD’nin Türkiye ile ilgili aldığı kararlara sevinenlerin bir kez daha düşünmesinde fayda var.

Unutmayın ABD, binmediği Atın önüne arpa koymaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...