OKTAY CANDEMİR

GAZETE SOKAK – DEP milletvekili Orhan Doğan, 2007 yılında Doğubeyazıt festivalinde halka hitaben ‘ Size barışı getiremediğimiz için özür dileriz’ dediği anda; birden duraksadı, eli ile arkasında duranlara ‘su ister’ gibi bir hareket yaptıktan sonra aniden yere düştü.

Gazeteci arkadaşım Ubeydullah Hakan ve 10 yıldır cezaevinde bulunan Yazar Hamit Dilbahar sahnede duruyorduk. Hamit Dilbahar, sunum yapıyor, Ubeydullah Hakan görüntü fotoğraf alıyor, bende Orhan Doğan’ın konuşmasını elimdeki deftere not ediyordum.

O esnada orada bulunan ‘Bin Umut Adayı’ Doktor Naci Kutlay, ilk müdahaleyi yaptı ve Doğan, ambulans ile önce Iğdır’a, sonra Van’a götürüldü. Haberimizi üzüntü ve şaşkınlık içinde gönderdik ve ertesi gün Van’a döndük.

Şu anda park olan eski Araştırma Hastanesinin bahçesinde günlerce Doğan’ın sağlığına kavuşmasını bekledik ama maalesef olmadı. Bir hafta sonra sabah 6.30 saatlerinde yaşamını yitirdi.

Bende o hengamede haber için fotoğraf çekmek isterken meydana gelen yanlış anlaşılma üzerine toptan bir dayak yemiştim.

O gün orada bulunan Leyla Zana ve Osman Baydemir’in araya girmesi ile konuyu uzatmadan kapattık ama cenazeyi hastaneden aldıktan sonra bu defada polis müdahalesi oldu. Biz gazeteciler ve kitle orada temiz bir dayak daha yedikten sonra cenaze güçlükle Cizre’ye doğru yola çıktı.Polis, cenazenin kent merkezine doğru getirilmesine karşı çıkıyordu ama o dönemin bir o kadar kararlı Van kitlesi, cenazeye canı pahasına sahip çıktı.

Halk sahip çıkıyordu çünkü; Orhan Doğan ömrünü o halka adamıştı.

Meclisten çıkarıldığı gün bir polisin eliyle ensesine bastığı Orhan Doğan, 10 yıl kaldığı cezaevinden çıktıktan sonra geldiği Van’da 100 bin kişi tarafından karşılanmıştı ve yaptığı konuşmada ‘Siz barışın en güzeline layıksınız’ diyen Orhan Doğan, kalp krizi geçirmeden önce son olarak ‘size barışı getiremediğimiz için özür dileriz’ diye halkına özelleştiri yaparak aramızdan ayrıldı.

Hatta Çarpaz Ateş programında ‘terörü kınayın’ diyen Alparslan Türkeş’e ‘Sayın Türkeş, Sayın Türkeş sizde Cizre’de 444 iş yerini yakan kontra güçlerini, faili meçhulleri, köyleri boşaltanları ve işkence yapan güvenlik güçlerini kınayın” sözleri dün gibi aklımdadır. Türkeş, sus-pus olmuştu.

Vefatından sonra ‘son sözü barış oldu’ manşeti ile haber yapmıştım.

Evet gerçektende ömrünü barış mücadelesine vakfeden Orhan Doğan’ın son sözü de ‘Barış’ olmuştu.

Ölümünün 12. yılında Orhan Doğan’ı bir kez daha saygıyla minnetle anıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...