Türkiye genelinde hızlı bir şekilde örgütlenen ve milyonlarca Seyyar Esnafın sesi olan Türkiye Seyyar Esnaf ve Sanatkârlar Meclisi’ni ziyaret eden TİP Genel Başkanı Baş, emekçinin sorunlarının örgütlenmeyle çözülebileceğinin altını çizdi.

Civan DEĞER

GAZETE SOKAK – Merkezi İzmir’de bulunan Türkiye Seyyar Esnaf ve Sanatkârlar Meclis Başkanı Evren Laçin ve Kanaat Meclisi üyeleri Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve beraberindeki heyeti kabul ederek, emekçiye karşı olan duyarlılığından dolayı teşekkür etti.

“ÖRGÜTLENDİK, SIRA TBMM’DE”

Başkan Evren Laçin Kanaat Meclisi adına TİP Başkanı Erkan Baş’a seyyar esnafın sorunlarını içeren dosyayı sunarak, örgütlülük alanında önemli aşamalar kat ettiklerini, TBMM’de siyasi temelde destek istedi.

“TEMEL ANATAR ÖRGÜTLÜLÜKTÜR”

TİP Genel Başkanı Baş, ülke genelinde sorunları çözüme kavuşturma anahtarının örgütlü yapıda olduğunu, bu temelde İzmir’deki seyyar esnafın önemli bir kazanıma imza attığını aktararak, “Türkiye’de TÜSİD var, MÜSİAD var, bunlar patronların örgütleri.. İktidar ise tarikatlarla, cemaatlerle örgütlenip, onun üzerinde bir mekanizma yürütüyor. Ama toplumun alt kesimi; yani bizler, işçiler, kamu emekçileri, memurlar, emeğiyle yaşayan insanlar genellikle örgütsüzleştiriliyoruz. Özellikle de örgütlenmeleri istenmiyor. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, hangi fikri taşıyorsa taşısın, emekçi insanların çaba göstermesi gerekir, birlikte hareket etmesi gerekir. Böyle bir dernek çatısı altında bu insanları birleştirebilmek önemlidir. Kooperatifler oluşturmak başlı başına önemlidir. Bana göre işin aslında en zor tarafını siz zaten başarmışsınız. İnsanların örgütlü hale gelmesi bu işin en zor tarafıdır. Bu ülkede iktidarlar bunu istemez, açık söylemek gerekirse halkta da böyle bir alışkanlık yoktur” dedi.

“ÖRGÜTLÜLÜKTE KORKU PSİKOLOJİSİ”

Türkiye’de küçük yaşlardan itibaren insanlarda örgütlülüğün ‘korku psikolojisi yaratıldığını’ ve bu negatif psikolojinin nesilden nesile aktarıldığını ima eden Erkan Baş, şunları ifade etti:

“Çocukluğumuzda ‘örgütlenirsek başımıza bela gelir mi acaba?’ diye düşünürdük. Aslında hakkını aramanın da başka bir yolu yoktur. Ama bize böyle öğretildi, böyle büyüdük, böyle yetiştirildik. Fakat bu yanlış bir biçimde bize öğretildi. Dolayısıyla sizin dernekte, bence işin büyük kısmı hallolmuş. Siz örgütlü olduktan sonra mutlaka bir çözüm ortaya çıkar. Hemen olmayabilir, çok kolay olmayabilir ama en önemli adım atılmış ve örgütlü hale gelinmiş. Sonuçta burada yerel yönetimler de merkezi iktidar da herkes; binlerce, on binlerce tek tek insan olacağına temsilcilerinden oluşan bir heyetin karşılarında olmasını tercih eder. Bugün bizde yetki olsa, bu ülkeyi biz yönetiyor olsak, bir belediyeyi biz yönetiyor olsak binlerce insanla tek tek konuşma yerine o insanların geliştirdikleri fikirleri, deneyimleri bütünlüğü değerlendirip bundan faydalanmak isteriz. Dolayısıyla bu örgütlülüğe mutlaka sahip çıkın derim. Bunu daha da geliştirmeye çalışın, bütün seyyar satıcıların üye olması için daha fazla çaba gösterin. Mümkünse buraya dahil olmayan hiçbir seyyar satıcı arkadaşımız kalmasın.”

“EMEKÇİLERİN SESİ OLMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

Türkiye İşçi Partili olmaktan onur duyduklarını, bu temelde ezilen, hak mücadelesi veren bütün emekçilerin sesi olmak için mücadele ettiklerini ve bu mücadeleyi doğru temelde daha da büyütmek için çalıştıklarını belirten Genel Başkan Baş, “Biz Türkiye İşçi Partisi üyeleri ve milletvekilleri olarak partimizden memnunuz, gururluyuz. Ama asla şöyle bir yaklaşım içerisinde değiliz. Biz sadece kendi partimizin, üyelerimizin sorunlarıyla ilgilenmiyoruz. Biz sadece bize oy veren ya da yönettiğimiz yerlerin sorunlarıyla ilgilenmiyoruz. İşçi partisi demek, aslında toplumun yüzde 99’unu, yani emeğiyle, alın teriyle geçinen, yaşayan herkesin sorunlarıyla ilgilenmek demek ve biz bunu temsil etmeye çalışıyoruz. Hiç selamımız, sabahımız olamayan, belki yüzünü hiç görmediğimiz insanlar da dahil olmak üzere bu memlekette sorunu olan kim varsa onun sorunu bizim sorunumuzdur. Her yerde söyledim, burada tekrarlıyorum; işçiler her yerde örgütlensin. Sendikalarda, mahallerde, köylerde, apartmanlarda ve yaşamın bütün alanlarında örgütlensinler. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, işçiler, emekçiler, öğrenciler, kadınlar, seyyar satıcılar, esnaflar kim gelirse gelsin onlara destek sunmak bizim vazifemizdir. Ama kesinlikle önerimiz örgütlü bir şekilde gelsinler. Bu konuda kendileri için bir şey yapmazsak suç işlemiş oluruz. Sorunlarınızın çözümü için elimizden gelen neyse yaparız. Gerekirse tekrar bir araya gelip sorunların çözümü noktasında gene görüşürüz. Sonuna kadar sizinleyiz. Biz de sokaktan geldiğimiz için bu işleri biliyoruz” diye konuştu.

LAÇİN: 81 İLDE ÖRGÜTLENİYORUZ

Türkiye Seyyar Esnaf ve Sanatkârlar Meclisi Başkanı Everen Laçin de seyyar esnafın sorunlarının çözümü noktasında yasal statünün şart olduğuna dikkati çekerek, bunu elde etmek için de büyük çaba gösterdiklerini ifade etti. Laçin, Seyyar esnafın ülke ekonomisinin ana damarını oluşturduğunu, ancak yasal anlamda önlerine örülen sertleri aşmak için ülkeyi yönetenlere önemli görevler düştüğünü hatırlattı.

Laçin, “Şu anda Türkiye genelinde 11 ilde örgütlenmeye çalışmalarımız sürüyor, derneklerimizi kurmaya başladık. Amacımız 81 vilayetin tamamına bu örgütlülüğü yaymaktır. Tabi burada işin en zor kısmını başardık ama bundan sonra başarmamız gereken de meselenin siyasi boyutudur. Gerek TBMM’de, gerek yazılı ve görsel medyada dillendirip çalışmalarımızın mevzuatını yasallaştırmaktır. Bunu başardığımız zaman Türkiye’deki seyyar esnafın hepsi kurtulur” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...