GAZETE SOKAK –

’nde ırkçı sloganlar atan bir grubun saldırısına uğrayan Muzaffer Çiftçi, okul yönetimi ve ÖGB’nin saldırgan grubu destekleyen tutumları olduğunu ve can güvenliği olmadığını söyledi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) öğrencisi Muzaffer Çiftçi, 31 Ekim’de Cebeci Kampüsü’nde ırkçı sloganlar atan bir grubun saldırısına uğradı. Çiftçi’ye saldırının ardından “Ankara Hukuk Ülkücüleri” adlı bir sosyal medya hesabından, saldırıyı öven paylaşımlar yapıldı. Ayrıca, Çiftçi’ye saldıranların MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile fotoğrafları olması dikkat çekti. Çiftçi yaşadıklarını, Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı.

‘SÜREKLİ TACİZDE BULUNUYORLARDI’

Yaklaşık 3 senedir Ankara’da yaşayan Çiftçi, “Fiziksel saldırılardan önce derslerde bazı akademik konularında görüşlerimizi dile getirirken sözlü saldırılara uğruyorduk ama bu geçen sene oluyordu. Örneğin en sade haliyle anadilde eğitim konularında bile bir münazara olduğunda sınıftaki veya çevredeki faşist gruplar, sözlü olarak tacizde bulunuyorlardı. Bu sözlü saldırılara maruz kaldığımda hep sabırlı oldum. Meşru zeminde görüşlerimi dile getirdiğim için rahattım” diye konuştu.

‘ADAY OLDUĞUM İÇİN SALDIRIYA UĞRADIM’

Geçen dönem HDP’nin Hakkari Milletvekili Aday Adayı olduğunu belirten Çiftçi, “Bu süreçten dolayı da tanıyorlar beni. Bu saldırı da adaylığımla ilgili bağlantılı. Bu düşünce kendisinden olmayan herkesi kriminalize etme, suçlama, bir şekilde ilgisi olmadığı halde terörize etme amaçlıdır. Kapalı kapılar arkasında yapılan toplantılarla bu saldırı kararlarını alanlar çetelerdir” dedi.

‘OKUL YÖNETİM TEDBİR ALMADI’

Çiftçi, okul yönetiminin saldırılara karşı tedbir almadığını belirterek, şunları aktardı: “Saldırı günü, öğleden sonra dersim vardı. Okulun bahçesinde ders saatini beklerken dışarıda paltolu, tespihli 4-5 kişi yanıma geldiler. Çete diliyle ‘Muzaffer sen misin, bizimle geleceksin’ dediler. Direndiğimde, zorla dışarıya çıkartmaya kalktılar. Yanlış yaptıklarını söyledim. ‘Yanlış yapmıyoruz sen HDP’lisin, sen PKK’lisin’ dediler. O sırada bir arbede yaşandı ve yoğun bir şekilde darp edildim. 2 güvenlik görevlisi vardı, okulun bahçesinde. O gün özelinde sadece 2 güvenlik görevlisinin olması da düşündürücü açıkçası. Bu ırkçı grup saldırının olduğu gün sabah okulda bildiri dağıtmış. Buna rağmen tedbir almayan okul idaresi ve Özel Güvenlik Birimi’nin (ÖGB) ayrımcı tutumunu dolayısıyla ırkçı tarafta olduğu görüldü.”

‘SON OLMADIĞIMI BİLİYORUM’

Çiftçi, şöyle devam etti: “Bana yönelik saldırı, kişisel değil. Özgür üniversite kavramı yerle bir edilmiş durumda. Üniversitelerde sürekli saldıra hali mevcut. Artık buna karşı ses çıkarılmalı ve farkındalık yaratılmalıdır. Benden sonra da belki birçok arkadaşımız saldırıya uğrayabilir. Tüm yurtsever, sol, sosyalist, demokrat öğrencilerin özgür akademiyi destekleyen akademisyenlerin duyarlı olması gerekiyor. En azından bu saldırıları yapan gruplar teşhir olur ve böylesine rahat hareket etmezler. Bugün sadece bir şiveden dolayı bile darp ediliyor insanlar. Bu ayıptır. Bu ayıbı bir Kürt ya da bir devrimci Türk yapsaydı evinde rahat uyuyabilir miydi? Bence aynı gece gözaltına alınıp tutuklanırdı. Biz bu ülkede bunları çok gördük.”

‘SUÇLU GİBİ GÖSTERİLDİM’

Okul idaresinin kendisine ve saldırgan gruba yaklaşımına ilişkin de bilgi veren Çiftçi, şunları söyledi: “Olaydan sonra, fakültenin dekanı olay yerine gelip ‘ifadesini alın şunun’ dedi. Vücut bütünlüğüne saldırı yapılan ben olmama rağmen suçlu ve saldırıyı yapanmış gibi gösterildim. Yine olay sırasında güvenlikçiler saldırgan gruba ‘lütfen sakin olun, yapmayın’ gibi sözlerle yatıştırmaya çalışıyorlardı. Aynı güvenlikçiler bana gelince ‘otur oturduğun yerde, akıllı ol’ diye yaklaştılar. Hem dekanlığın hem emniyetin bilinçli bir şekilde farklı görüşleri sindirmek için bu gruplara göz yumduklarını çok açık bir şekilde gördüm. Olaydan sonra gelen polislerde saldırganlara hiç bir şey yapmayınca aslında yalnızca okul değil dışarıda da bir can güvenliğimin olmadığını anladım. Bu konuda kamera kayıtlarıyla beraber darp raporlarımı şikayetçi olduğumuz makamlara verildi. Olaydan sonra birçok kurumdan ve milletvekillerinden telefonlar aldım.”

‘FAİL BELLİ’

Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı: “Şayet öldürülürsem ya da başıma bir şey gelirse sorumluları bellidir, okuldadır. Çetevari yaklaşım destekleyen İçişleri Bakanlığı sorumludur. Kendilerini tanıtıp bize saldıracak cüreti gösterenlerin üst makamlardan destek aldığı açıktır. Eğer ki burası bir hukuk devletiyse burada eli palalı, silahlı çeteler dolaşamaz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...