GAZETE SOKAK – ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ile Rusya’nın daha etkin olacağını belirten Wageninen Üniversitesi’nden Prof. Joost Jongerden, “SDG, ABD’nin sırtına binerek hareket ettiği için kaybetti? şeklindeki analizler çok basit. SDG’nin uzun vadeli siyasi hedefleri var. SDG’nin projesi var. Ortadoğu’da ulus devletin alternatifi bir siyaset yaratmaya çalışıyor” dedi.

MA’dan Selman Güzelyüz’ün haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, 20 Aralık’ta DAİŞ’e karşı “zafer” ilan ederek Suriye’den askerlerini çekme kararı sonrası, küresel ve bölgesel güçlerin pozisyonlarının yanı sıra, Kuzey ve Doğu Suriye bölgesinin hedefe konulacağı, özellikle Kürtlerin bundan sonraki süreçteki izleyeceği politikalar ve Suriye’nin yeniden paylaşım konuları gündemde.

Trump’ın Suriye’den çıkma kararını Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra aldığı Erdoğan’ın ise DAİŞ’e karşı mücadeleye devam edeceği sözünü verdiği tartışmalarından sonra Milli Savunma Bakanı (MSB) Hulusi Akar, “kazdıkları çukurlara gömülecekler” diyerek, asıl hedeflerinin DAİŞ değil, Kürtler olduğunu ilan etti.

DAİŞ’i bitirdiklerini ileri süren Trump’ın aksine uluslararası koalisyon içerisinde yer alan Fransa, Almanya ve İngiltere’den farklı açıklamalar geldi. DAİŞ’in hala varlığını koruduğunu belirten bu güçler, bölgede kalmaya devam edeceklerinin mesajını verdi. Bölgenin ana aktörlerinden Rusya, ABD’nin bu kararına temkinli yaklaşırken, Türkiye ise karar sonrası operasyonu ertelediğini açıkladı. Tüm bu bölgesel ve küresel aktörlerin çıkar çatışması ortasında kalan ve Suriye’deki halklar ile demokratik modernite temelinde kurdukları ittifakla alternatifsiz olmayan Kürtler ise, “direniş” diyor.

Ortadoğu’yu yakından takip eden Hollanda’nın Wageninen Üniversitesi’nden Prof. Joost Jongerden’ın görüşü, ABD’nin söz konusu kararı ile birlikte, daha önce aralarında çelişki olan Rusya, Türkiye ve İran arasında ki çelişkilerin derinleşeceği yönünde. Jongerden, “Konjonktür karmakarışık. Üçlü arasındaki çelişki şimdi daha fazla açığa çıkacaktır. Rusya, İran, Suriye ve diğer pek çok ülke, şimdi nefret ettikleri IŞİD ve diğerleriyle ABD olmadan savaşmak zorundalar” dedi.

‘RUSYA VE İRAN DSG’Yİ TERCİH EDEBİLİR’

Gelinen süreçte Suriye’de bir takım belirsizliğin olduğunu dile getiren Jongerden, şöyle devam etti: “ABD Suriye’den tam çekildiğinde, Türkiye ile Rusya’nın işlevi sona erebilir. Çünkü Rusya, ABD olmadığı zaman öncelik verdiği Türkiye’nin hâkimiyet alanını minimize etmeyi hedefine koyabilir. Rusya ve İran, SDG’nin ve rejimin anlaşmasını tercih edebilir.

PENTAGON DSG’YE DESTEĞE DEVAM ETMENİN ARAYIŞINDA

Fransa ve İngiltere ne yapacak? SDG’ye destekleri devam edecek mi ya da bu desteği arttıracak mı? Bölge üzerinde bir no-fly zone (uçuşa yasak bölge) gelecek mi? Şimdi bu sorularla birlikte SDG’nin MANPAD, yani karadan havaya taşınabilir füze sistemi talebinde bulundu. Hava saldırılarına karşı son derece etkili olan Manpad, Türkiye’nin askeri müdahalesini zorlaştırır. Amerika’nın Suriye’den çekildikten sonra nasıl bir rol oynayacağı da belli değil. Trump’ın bu kararı hem demokratlar hem de cumhuriyetçiler tarafından şiddetli bir şekilde eleştirildi. Simdi Pentagon SDG’ye desteğe devam etmenin arayışı içinde. Özel kuvvetlerin Irak’tan SDG’e desteğini ve silah yardımını devam ettireceği söyleniyor.”

‘KARMAŞA İÇİNDE ORTAYA ÇIKAN ŞEY SEMPATİ OLDU’

Türkiye’nin ABD kararından sonra “erteliyoruz” şeklinde duyurduğu operasyona ilişkin de konuşan Jongerden, “ABD’nin tam çekilme kararı dengeleri o kadar değiştirdi ki; Türkiye için belki istediğinden daha fazlasını getirdi. Trump’ın çekilme kararı tabii ki bir şok yarattı ve ilk olarak SDG için büyük bir sorun olarak değerlendirdik. Fakat bu çekilme kararı ile sadece SDG etkilenmiyor. Ortalık yeniden ve tamamen karıştı. Türkiye aslında ABD ile beraber hareket etmek istedi ve ABD’nin çekilmesi Türkiye de olumsuz etkileyebilir. Bütün bu karmaşa içinde ortaya bir şey çıktı o da, dünyanın SDG’ye büyük bir sempati duyması. Simdi bu sempatinin bir somut desteğe çevrilmesi gerekiyor” diye belirtti.

‘YPG ALTERNATİF YARATMAYA ÇALIŞIYOR’

ABD’nin Suriye’den çekilme kararı sonrasında Kürtleri ABD ile kurdukları ittifak üzerinde itibarsızlaştırmaya yönelik yapılan analiz ve yorumları da “Basit” olarak tanımlayan Jongerden, devamla şunları ifade etti: “‘SDG, ABD’nin sırtına binerek hareket ettiği için kaybetti?’ şeklindeki analizler çok basit. SDG’nin uzun vadeli siyasi hedefleri var. SDG’nin projesi var. Rojava’da, Kuzey Suriye Demokratik Konfederasyonu hata Suriye ve Orta Doğu’da öngördüğü, hayata geçirip savunduğu alternatif bir siyaset yaratmaya çalışıyor. Ulus devlete alternatif bir toplumsal örgütlenme anlayışını içeriyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...