GAZETE SOKAK – Siyasetçi eşlerinin Demirtaş’ın kitabının sahnelendiği tiyatro oyununa katılması üzerinden koparılan fırtınaya dair konuşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu saldırıların hiçbir etkisi olmadı. İki fotoğraf da çok güzeldi. Kadınların birliğini, gücünü gösteren çok güzel fotoğraflardı” dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, T24 yazarlarıyla yemekte bir araya gelerek gündeme dair sorularını yanıtladı. Buluşmaya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcıları Tuncay Özkan ve Faik Öztrak, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da katıldı.

CHP’nin alışılagelmiş algıları yıkmak için Karadeniz’den Toroslara kadar birçok yerde halkla buluştuğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, son seçimlerde diğer partilerle kurdukları ittifaklara değindi.

Kılıçdaroğlu, kurulan ittifakların zamanla büyüyeceğini belirterek, “Zaman içinde demokrasi için kurduğumuz ittifakın büyüyeceği kanısındayım. Bugün Türkiye’de bizce sağ-sol siyaseti yok. Demokrasiden yana olanlar-demokrasiye karşı olanlar, otoriterlikten yana olanlar var. Temel ayrım bu. Önce demokrasiyi hep birlikte inşa etmeliyiz, bu ortak payda üzerinde alacağımız yoldan sonraki görüş ayrılıkları nasıl olsa yoluna konur. Erdoğan’ın temel stratejisi Millet İttifakı’nı bölmek, İyi Parti’yi bu ittifaktan koparmak. CHP olarak söylemlerimizde ne Aleviliği, ne Sünniliği, ne de başka bir inancı öne çıkarıyoruz. Bu nokta bizim için çok önemli” dedi.

CHP lideri, HDP’nin önceki dönem eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın aleme aldığı ‘Devran’ kitabının tiyatro oyununa uyarlanması gecesinde eşi Selvi Kılıçdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu siyasetçi eşlerinin bir araya gelmesine iktidar ve ortaklarından gelen tepkilere dair de konuştu.

Kılıçdaroğlu, “Selvi Hanım ile Dilek Hanım, Başak Hanım’la yaz sonu gibi buluştu. Selvi hanımın davetiyle gerçekleşti buluşma. Sayın Dilek İmamoğlu da Selvi Hanım’a eşlik etti. Başak Hanım’ın doğum günü vesilesiyle. Bu buluşma vesilesiyle yaşanan samimi tanışıklık ikinci fotoğrafı doğurdu. Başak hanım da eşinin, Selahattin Demirtaş’ın bir eserinden uyarlanan okuma tiyatrosu için eşlerimizi davet etti. Eşlerimizin kendi aralarındaki tanışıklığın bir sonucudur bu. İl Başkanımız Sayın Canan Kaftancıoğlu da bu buluşmaya katıldı. Ve ortaya o fotoğraf çıktı. Bu fotoğrafa saldırılar oldu. Tabii şaşırmıyoruz bunlara, ama bu saldırıların hiçbir etkisi olmadı. İki fotoğraf da çok güzeldi. Kadınların birliğini, gücünü gösteren çok güzel fotoğraflardı” ifadelerini kullandı.

‘AKP’NİN ÇABASINA SEKTE VURDU’

Erdoğan’ın özellikle muhalif Kürtleri AKP’ye çekmek için çaba harcadığını, ancak tiyatro oyunundaki gibi fotoğrafların AKP’ye sekte vurduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “Dolayısıyla o güzel fotoğraflara saldırı çabaları, sonuç vermese de, bizi şaşırtmıyor. Biz o bölgelerde de çok sayıda Kürt kanaat önderiyle de görüştük. Bu görüşmeleri seçimlerden önce de yaptık, şimdi de sürdürüyoruz. Elbette Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da muhafazakâr Kürt seçmenlerin oyunu ne kadar alabiliriz bilmiyorum, ama tabii ki görüşmelerimizi, onları dinlemeyi sürdürüyoruz. Yanı sıra Orta Anadolu’ya özellikle ağırlık vermemiz gerektiğini görüyoruz, o bölgede de yoğun çabalarımız, buluşmalarımız, toplantılarımız sürüyor.”

DOKUNULMAZLIK FEZLEKESİNE NEDEN ‘EVET’ DEDİ

Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunun yanı sıra seçilmiş belediyelere kayyım atamalarını da eleştirdi. CHP lideri, “Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının anayasaya aykırı olduğunu biliyorduk. Ama Erdoğan’ın bu aykırılığı dinlemeyeceğini de biliyorduk, onun için biz de ‘Halka gidelim, halka anlatalım’ dedik. Ancak yüzde 51 ile o oylamayı aldılar. Eğer son yerel seçimlerde gösterdiğimiz başarıyı gösterseydik o oylamayı kazanamazlardı. Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda vatandaşların reddetmesi bize göre çok daha önemliydi, bu anlayışla hareket ettik. Sayın Bahçeli’nin yaklaşımının, ekonomik göstergelerin kötüye gitmesiyle sıkıntıya düşen kesimlerin oylarının AKP’den MHP’ye yönelmesi şeklinde olduğunu düşünüyorum. Erdoğan ne yaparsa yapsın; sakin, dikkatli, özenli bir dil kullanacağız ve biz kazanacağız. AKP içinde de gidişattan rahatsız olan ciddi bir kesim var ve bunu bizim arkadaşlarımızla da zaman zaman paylaşıyorlar” dedi.

‘KANAL İSTANBUL PARTİ MESELESİ DEĞİL’

Kanal İstanbul projesine dair soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Bana göre Kanal İstanbul’u yapamaz, hangi parayla yapacak? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, İstanbul’dan sorumlu. Kanal İstanbul kararı uygulanmaya başlanacak olursa ilk açıklamayı başkanımız yapacak. Bizim sivil toplumun önüne geçmememiz lazım. Bir sivil toplum hareketinin siyasi parti hareketine dönüşmesi daha geniş katılımı engelliyor. Kanal İstanbul’u bir parti sorunu hâline getirmek yanlış. Elbette bize danışan sivil toplum örgütlerine görüşlerimizi söylüyoruz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önemli çalışmalar, açıklamalar, başvurular yapıyor” ifadelerini kullandı. MA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...