GAZETE SOKAK – Koronavirüse karşı alınan ekonomik tedbirlerin kapsamı, niteliği ve niceliğinin işin ciddiyetine uygun olmadığını belirten İstihdam Uzmanı Sinan Ok, İşsizlik Fonu’nun tüm işsizlere ödenecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) Türkiye İş Kurumu’ndan (İŞKUR) ihraç edilen İstihdam Uzmanı Sinan Ok, AKP hükümeti tarafından koronavirüs (Kovid-19) tehdidine karşı alınan önlemler çerçevesinde açıklanan ekonomik paketleri değerlendirdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 4 milyon 394 bin kişinin işsiz kaldığı ülkede, her geçen gün işsiz sayısının arttığına işaret eden Ok, iktidarın halk için ekonomi paketleri açıklaması gerektiğini söyledi.

FON GEREKSİZ ALANLARA HARCANDI

Başa gelen her iktidarın sermaye için ucuz işçi gücü yaratan politikalar ürettiğini hatırlatan Ok, AKP’nin de yönetime geldiği günden bu yana sürekli bu politikayı sürdürdüğünü dile getirdi. AKP iktidarının gereken önlemler için fon oluşturmadığı gibi bir de var olan fonları da gereksiz alanlara harcadığını ifade eden Ok, Varlık Fonu’nun kağıt üzerinde dahi olmadığını vurguladı. Ok, “Zaten 4,5 milyon gibi resmi TÜİK rakamları ile ifade edilen bir genel işsizlik yaşanırken, 21 milyon icra dosyası mahkemelere düşmüşken, her iki kişiden birinin bankalara borcu varken, yani kısaca işler içler acısı durumdayken bir de dünyayı kasıp kavuran koronavirüse gafil yakalandık. Gafil yakalanmamızın önemli bir nedeni yine iktidarın bu ve benzeri durumlar için bir fon oluşturmamış olması değil sadece. Var olan fonları da gereksiz alanlara harcamış olmasıdır. Bugün işsizlik fonunda olması gereken 132 milyar TL kamu bankalarına sermaye kaynağı olarak aktarılmıştır. Bu fondan, ilgisiz birçok alana 80 milyardan fazla para harcandı son 10 yıl içerisinde. Olağan durumda, var olduğu iddia edilen varlık fonunun bugün devreye sokulması ve halkın mağduriyetinin giderilmeye çalışılması gerekliydi. Ama Türkiye’de Varlık Fonu kağıt üzerinde bile yoktur. Merkez bankasından alınan ihtiyat akçeleri peşin harcanmıştır. Yani diğer ülkelerden farklı olarak Türkiye daha da gafil yakalanmıştır bu salgına. Zaten kamu kaynaklarının, vergilerin ve borçlanmanın yetersiz kalacağı açık olduğu için bir yardım kampanyası başlattılar. Ancak halkta ne var ki ne versin?” diye konuştu.

‘TEDBİRLER CİDDİYETTE UYGUN DEĞİL’

Virüs yayılımın devam etmesi ve bu sürecin 3 ayı aşması durumunda işsizliğin artacağına işaret eden Ok, “Alınan tedbirlerin kapsamı, niteliği ve niceliği bu işin ciddiyetine uygun değil maalesef. Sadece AKP iktidarı değil birçok ülkede siyasal iktidarlar, üstelik Çin deneyimi aylar öncesinden yaşanmasına rağmen, konunun boyutlarını kavramakta gecikti. Tablo zaten ortada” dedi.

TÜM HANELERE 2 BİN TL ÖDENEK

İktidarın halka tüm olanakları sağlaması gerektiğini belirten Ok, “Öncelikle yaşam hakkının en yüce değer olduğunu ifade etmem gerekiyor. Yani yaşamı korumak ve tek bir kişinin bile ölmesini engellemek için bir maliyet hesabının içerisine girmemek gerekiyor. Derhal tüm yaş grupları için en az 21 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edilmelidir. Ancak bu ilan döneminde özellikle temel gıda, elektrik, doğalgaz, su arzı başta olmak üzere tüm hanelere ücretsiz bir şekilde sağlanmalı ve bu arzı sağlayan kamu görevlileri dışında hiç kimse sokağa çıkmamalıdır. Yine başta cezaevleri olmak üzere, maden ocakları, atölyeler ve fabrikaların zorunlu olmayan üretim birimleri, yani kitlesel tüm mekanlar derhal kontrollü bir şekilde boşaltılmalıdır. Kiracılara yönelik doğrudan gelir ödemeleri sağlanmalıdır. İşsizlik fonu tüm işsizlere ödenecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Buna ilave olarak tüm hanelere bir seferlik 2000 TL ödenek aktarılmalıdır. Örneğin bu önerinin maliyeti yaklaşık 40 milyar TL civarında ve bence düşük bir maliyettir. Ancak virüs yayılmasının önünü kesmek için en somut öneridir diyebilirim” diye belirtti.

‘GÜN DAYANIŞMAYI BÜYÜTME GÜNÜDÜR’

Özellikle kırsal kesimde kalan nüfusun geçimlik tarıma bu ay içerisinde geçmesi, topluluklar arası gıda ve tüketim kooperatiflerinin çok hızlı bir biçimde kurulması, kardeş aile gibi dayanışma geleneklerinin daha kapsamlı bir şekilde uygulanmasıyla mevcut krizin insani boyutunu azaltmak için bir çaba içinde olunması gerektiğine vurgu yapan Ok, şöyle devam etti: “Sürecin bir ay sürmesi ile iki ay sürmesi arasında bile uçurum var diyebiliriz. Bugünden bir öngörüde bulunmak ve ne yapılabileceğini söylemek neredeyse mümkün değil. Ama işsizliği ve sonuçlarını önlemeye yönelik bugüne kadar yapılanların işe yaramayacağını söyleyebilirim. AKP’nin uygulamaya çalıştığı Ulusal İstihdam Politikası ve mevcut İŞKUR kurumsal alt yapısı ile olacak iş değil. Ümitsiz konuşmak istemem ama özellikle iktidardan ümitli olacak bir tablo yok önümüzde. İnsanların aracı kullanmadan etrafında ihtiyacı olan insanlara doğrudan paylaşıma geçmesini de öneriyorum. Gün dayanışmayı büyütme günüdür ve dayanışma yaşatır.”

MA / Cemil Uğur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...