GAZETE SOKAK – Açlık grevine girenlerin ölümü kutsamadığını belirten Wernicke Korsakofflular ve Eski Mahpuslarla Dayanışma Girişimi Sözcüsü Bekir Sıtkı Keçeci, “Hiçbir tutuklu ölmek için eylem yapmaz” diyerek kamuoyunun duyarlı olması gerektiğini söyledi.

İmralı tecridine karşı Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi eylemi 174’üncü gününe girdi. Binlerce tutuklu da aynı taleple eylemini sürdürürken bugün 15 tutuklu ölüm orucuna başlayacak.

12 Eylül 1980 askeri darbe dönemiyle 2000 yılları arasında ölüm orucu eylemlerine katılan ve son olarak 2000 yılında 273 gün açlık grevinde kalan Wernicke Korsakofflular ve Eski Mahpuslarla Dayanışma Girişimi Sözcüsü Bekir Sıtkı Keçeci, kamuoyunun duyarlı olması gerektiğini söyledi.

‘VİTAMİN ALSALAR BİLE HASAR KALACAK’

Güven ve tutukluların talepleri karşılanmazsa cezaevlerinden her an tabutların çıkabileceğini söyleyen Keçeci, “82, 84 ve 96’da süresiz açlık grevi ve ölüm oruçlarında ölümler 63’üncü günde başladı, 72’lere kadar sürdü. Çünkü o zaman B1 vitaminleri alınmıyordu. Duyduğum kadarıyla bir iki gün öncesine kadar Leyla Güven ve diğer mahpusların B1 vitamini almadıklarını öğrendim. Bu da ölüm sınırı demektir. Şu andan itibaren B1 (B kompleksleri) vitaminini alsalar bile başta karaciğer ve böbrekler olmak üzere birçok organlarında hasarların kalacağı aşikar. Bu andan itibaren vücutta yıkım başlar. Gelinen aşamada saf B1 almaları yaşam sürelerini uzatacaktır. Bugün eylem sonuçlansa dahi açlık grevcileri, bedensel ve zihinsel bütünlüklerini yitireceklerdir, yani Wernicke Korsakofflular arasına katılacaklardır” diye konuştu.

‘TALEP KABUL EDİLMELİ’

Ölüm sınırına yaklaşan açlık grevi eylemcilerinin talepleri karşılanmadığı takdirde her an ölümlerin çıkabileceği uyarısında bulunan Keçeci, “Talebin kabul edilmemesi için hiçbir neden yoktur. Ancak baskı politikasını esas alan ve her seçim öncesinde askeri seferleri gündeme getiren zihniyetin, mahpusların haklı taleplerini görmezden geleceği açıktır” dedi.

‘HİÇBİR TUTUKLU ÖLMEK İÇİN EYLEM YAPMAZ’

Yaklaşık 2 haftadır açlık grevleriyle ilgili toplum nezdinde bir hareketliliğin başladığına dikkat çeken Keçeci, hükümetin bu konudaki duyarsızlığının da süreceğini ifade etti. Keçeci, “Son günlerde annelerin sokağa çıkması, birçok yerde basın açıklamalarının yapılması, Adalet Bakanlığı’na mektupların gönderilmesi gibi birçok eylem ortaya kondu. Hamaset siyaseti ile her türlü haksızlığı ve hukuksuzluğu uygulayan iktidarın duyarsızlığı zaten aşikar. Açlık grevine girenler ölümü kutsamazlar. Açlık grevine girenler ellerinden başka bir eylem gelmediklerinden dolayı bu eyleme başlarlar. Açlık grevi eyleminde yaşamına son verenlerin eylemini doğru bulmuyoruz; ama onları çok iyi anlıyoruz. Biz açlık grevindeyken ölelim bari de yanımdaki arkadaşım yaşasın diyebiliyorduk. Yaşamına son verenler de zaten bu anlayışla hareket etti, yoksa hiçbir tutuklu ölmek için eylem yapmaz” ifadelerini kullandı.

‘DAHA FAZLA DUYARLILIK GEREKLİ’

Keçeci, açlık grevi eyleminin zor bir eylem olduğunu belirterek, kamuoyunun daha fazla duyarlı olmasını ve bu hassasiyetle hükümete çağrıda bulunması gerektiğini ifade etti.

MA / Ergin Çağlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...