GAZETE SOKAK – Halkların Demokratik Partisi (HDP) sözcüleri, Kozluk Belediye Eşbaşkanı Ayhan Eren’in istifasıyla ilgili açıklama yaparak, “Ayhan Eren sorumlu olduğu halka karşı sırtını dönmüştür” dedi.

‘PARTİMİZİN PARADİGMASINI KABULLENMİŞ ADAYLARI SEÇTİK’

HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eş Sözcüleri Hediye Karaaslan ve Salim Kaplan, 31 Mart 2019 seçimlerinde eşbaşkanlık sistemi temelinde aday adaylığı başvurularının alındığının altını çizerek, başvuruda bulunan tüm adaylar parti politikaları ve toplumcu belediyecilik anlayışı doğrultusunda değerlendirdiklerini bu bağlamda adayların paradigmalarını benimsediklerini ifade etti.

‘İLK GASP YSK’DAN GELDİ’

Seçimlerin hemen ardından YSK’nin, KHK’li oldukları bahanesiyle bazı seçilmişlerin mazbatasını vermediğini hatırlatan HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eş Sözcüleri Karaaslan ve Kaplan, “31 Mart seçimleri sonucunda, kazandığımız 65 belediyemize yönelik ilk saldırı, 11 Nisan tarihinde iktidarın zorlaması sonucunda YSK eliyle yapılmıştır. 6 Belediyemizin eşbaşkanlarına, KHK’li oldukları gerekçesiyle mazbataları verilmemiş ve 6 belediyemiz YSK ve AKP/MHP’nin ortak darbesiyle gasp edilmiştir. Toplamda 14 belediye eşbaşkanımız ve 48 meclis üyemizin mazbataları bu hukuksuz karar sonucu gasp edilmiştir” dedi.

HDP’li belediyelere kayyum atanarak halkın iradesinin gasp edildiğine dikkati çenen Karaaslan ve Kaplan, şöyle dedi:

‘BELEDİYELERİMİZ GASP EDİLMİŞTİR’

“Halkların Demokratik Partisi olarak, yönetiminin elimizde bulunduğu 59 belediyede, toplumcu belediyecilik hayata geçirilmiş ve halka hizmet için en ufak bir imkan ve olanak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu durumu hazmedemeyen AKP/MHP faşist bloğu, halkın seçilmişlerine yönelik saldırıları yeni bir aşamaya taşımıştır.

’40 BELEDİYEYE KAYYUM ATANDI’

AKP/MHP iktidarı, halkın seçme ve seçilme hakkını bir kez daha fütursuzca gasp etmiştir. 19 Ağustos’ta 3 büyükşehir belediyemize kayyım atanmış ve devamında toplam 40 belediyemiz gasp edilmiştir. Milyonlarca insanın seçme ve seçilme hakkı elinden alınmıştır. İktidar, bir yıllık süre içerisinde belediyelerimize karşı her türlü zor aygıtını devreye koymuştur. Elinde bulundurduğu tüm kurum ve kuruluşları belediyemize karşı kullanmaktan geri durmamıştır. İller Bankası üzerinden belediyelerimize bütçe ayrılmaması ve belediyelerimizin işlevsizleştirilmesi tehdidi ile seçilmişlerimize karşı psikolojik bir savaş başlatılmıştır. Halka hizmet verilmemesi için her türlü yol ve yöntemi devreye koymuştur.

“İKTİDAR ‘ÖZEL SAVAŞ’ KONSEPTİ DEVREYE KOYDU”

Kayyım atamaları ile beraber iktidar bloğu özel savaş konseptini devreye koyarak, belediye eşbaşkanlarımızı ve meclis üyelerimizi hedef almıştır. Bu baskılara karşı, seçilmişlerimiz toplumsal sorumluluğun bir gereği olarak hiçbir tehdit karşısında geri adım atmamış, görevden alınma ve tutuklanma gerçekliğine karşın direngen bir duruş göstermiş ve faşizme boyun eğmemişlerdir.

‘BELEDİYE EŞBAŞKANLARIMIZ MENFAATLERİNİ KORUMA ADINA BOYUN EĞMEMİŞTİR’

Tüm zorluklara rağmen devletten, iktidardan beklenti içine girmemiş, kısıtlı imkan ve olanaklarla, gücünü halktan alarak, yerel dinamiklerle ortaklaşarak çalışmalarını yürütmüşlerdir. Hiçbir belediyemiz, belediye eşbaşkanımız kendi koltuğunu, bireysel menfaatini koruma adına, bu faşist iktidardan medet ummamış, tehditlerine boyun eğmemiştir. Görevden alınan ve tutuklanan belediye eşbaşkanlarımızın bu tutum ve duruşu, hepimiz için örnek teşkil edecek mahiyettedir.

‘AYHAN EREN KORKU SİYASETİNE BOYUN EĞMİŞTİR’

Ayhen Eren’in istifasını da değerlendiren Karaaslan ve Kaplan, şu ifadeleri kullandı:

Fakat Ayhan Eren, tehdit ve korku siyasetine boyun eğmiş, toplumcu belediyecilik pratiğini ve demokratik bir işleyişi belediye içinde işletmemiştir. Bireysel menfaatleri doğrultusunda iradesini faşizme teslim etmiştir. Her şeyden önce gösterdiği bu zayıf ve işbirlikçi tavrı ile kendine, ailesine ve sorumlu olduğu halka karşı sırtını dönmüştür. Partimizin program ve tüzüğüne ters düşmüştür. Altını çizerek belirtmek istiyoruz ki, yaşadığı içten çürüme, partimizin haklı davasında, halkımızın barış ve demokrasi mücadelesinde yer almayı hak etmemektedir. Halkımıza ve Kozluk halkına bu saatten sonra şeffaf, demokratik ve katılımcı bir hizmet sunacağını düşünmüyoruz. Kozluk halkı da kendisinden sadece tek bir şey beklemektedir. O da faşizmin saldırılarına karşı iradelerini savunamayıp, boyun eğdiği için bulunduğu makam olan belediye eşbaşkanlığından istifa etmesidir.

Bizler de parti olarak böyle bir kişiliği aday gösterdiğimiz için Kozluk halkı başta olmak üzere, tüm halkımızdan özür diliyoruz. Bundan sonraki süreçte, il ve ilçe örgütlerimiz ve belediye meclisimizle, halkımız için daha fazla hizmet ederek bu eksikliğimizi gidermenin sözünü veriyoruz. Kozluk halkına en iyi şekilde hizmet edebilmek için tüm meclis üyelerimizle beraber demokratik muhalefetimizi sürdürmeye ve halka hizmet anlayışı ile üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye de devam edeceğiz.

Partimizin demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü değerleri, bireylerin menfaatlerine payanda olmayacak kadar yücedir. Bizler her ne koşulda olursa olsun, demokratik siyaset çizgimizden vazgeçmeyeceğimizi ve iktidarın tüm zorba politikalarına karşı, direnmeye devam edeceğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz. Bu vesile ile faşizme karşı, başta zindanlarda direnen belediye eşbaşkanlarımız ve meclis üyelerimiz olmak üzere, direnen tüm seçilmişlerimizi selamlıyoruz ve onların mücadelesini esas aldığımızı ifade ediyoruz. Onların mücadelesi bizlere ve halkımıza güç vermeye devam edecektir.

Unutulmasın ki tarih boyunca akılda kalanlar sadece direnenler olmuşlardır. Faşizmden yana tavır alanlar ve onurlu bir direniş gösteremeyenler, tarihin kirli sayfaların da yer almaya devam edeceklerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...