GAZETE SOKAK – Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Türkiye’nin ve dünyanın Koronavirüs (COVID-19) pandemi ile çok önemli bir sınavdan geçtiği dönemde birlik, ahenk ve karşılıklı saygıya büyük ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

‘ÖTEKİLEŞTİRMEK HİÇ BİR AMACA HİZMET ETMEZ’

Bilgin, bir devlet kurumu başkanının muhalif kanalları susturmaya, baskı altına alarak, ötekileştirerek hiçbir amaca hizmet edemeyeceğini belirtti.

‘CEZALANDIRMAK YAKIŞMAZ’

Gazetecilerin kıdemlerine bakılmaksızın hata yapabileceklerini kaydeden Bilgin, “Ancak sanki ‘bir hata yapılsa da cezayı versek’ mantalitesiyle pusuya yatmak Radyo Televizyon Üst Kurulu’na da, o kurulun başkanına da yakışmaz” dedi.

‘YAKIŞIKSIZ’

RTÜK başkanının Can Ataklı’nın türbanlı bir öğretmen ile ilgili olarak “6112 sayılı yasaya göre Tele 1 hakkında inceleme başlattık. Başkan olarak tavrım, ilk Üst Kurul toplantısında gündeme alınması ve en üst limitten cezanın verilmesidir” ifadesini kullanmasının “Yakışıksız bir ihsası rey olayı” olduğunu vurgulayan Bilgin, “E-Eğitim’in ilk gününde kiminle eğitimin başlayacağı konusunda Ataklı, belki birilerini çok sinirlendirecek ve kabul edilemez bulunacak farklı düşünce içerisinde olma hakkına sahip değil mi? Kınarsınız. Reddedersiniz. Ama fırsat bilip en üst düzeyden ceza vermek de bu bir nevi ayrımcılık değil mi?” diye ifade etti.

‘HEDEF HALİNE GETİRİLMESİ KABUL EDİLEMEZ’

Gazeteciler Cemiyeti başkanı Bilgin, aynı E-Eğitim program arasında eski Başbakan Adnan Menderes’in idamıyla alakalı ilkokul öğrencilerine “iğrenç” bir çizgi film gösterilmesiyle ilgili olarak “Nasıl oldu anlayamadık. Bir karışıklık olmuş. İnceliyoruz” gibi absürt bir tutum takınılırken, “Türbanı yine hedef aldı” sloganlarıyla bir televizyonun telefonları verilerek trolcülere hedef haline getirilmesi kabul edilir bir anlayış olmadığını vurguladı.

Hâlbuki aynı RTÜK Harp Okulu’ndaki törende salonda birkaç kişinin ayağa kalkmamasıyla ilgili haber konusunda verdiği cezanın da çok acımasız olduğunu dile getiren Bilgin şöyle dedi:

Haber hatalı olabilir ancak, düzeltme istemek, uyarmak gibi tedbirler varken en üst düzeyden ceza kararı vermek muhalefeti susturma kararlılığı gibi görünmektedir. Ayşenur Arslan’ın programındaki konuğun Koronavirüs salgınıyla ilgili 3. Havalimanını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sorumlu tutması ne kadar inanılır olmuş ise, o ifadeler yüzünden Halk TV’ye “üst limitten idari yaptırım kararı” verilmesi yanlış olmuştur.

Medya kurumlarını ayrıştırmak, hedef göstermek kimsenin vazifesi olmamalıdır

Bu çok riskli dönemde gazeteciliğin en kutsal neferleri muhabirlerin, sahada hayatlarını halkın anayasal doğru haber alma hakkını yerine getirmeye çalışmasını görmekten dolayı meslektaşlarımla gurur duyuyorum” diyen Bilgin, “Devletten ve devlet kurumlarının yönetiminde bulunanlardan bu dönemde beklentimiz ayrımcılığı dışlamaları, medyanın ve medya mensuplarının sorunlarına çözüm getirmeye çalışmalarıdır. Basın İlan Kurumu son günlerde bir seri önemli ve takdir edilecek kararlar aldı. Kamu ilanlarından mahrum bırakılan gazetelerimizle ilgili de adım atılmasını ümit ediyorum. Diğer yandan basın kartları sorunu devam etmektedir. Yüzlerce meslektaşımız basın kartları yenilenmediğinden veya başvuruları bekletildiğinden dolayı mağdur durumdadırlar. Bu alanlarda ilerleme bekliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...