GAZETE SOKAK – Gazeteci Hrant Dink ve Ocak ayı içerisinde öldürülen diğer gazeteciler, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri tarafından anıldı.

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri 19 Ocak 2007 günü öldürülen Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink ve Ocak ayı içerisinde öldürülen gazeteciler Metin Göktepe ve Uğur Mumcu’yu andı.
Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen Platform üyeleri, “Özgür basın emekçilerini unutmayacağız” pankartı açtı.

‘GAZETECİLER GERÇEKLER İÇİN YAŞAMINI YİTİRDİ ‘

Platform adına yaptığı açıklamada, Ocak ayını ülke tarihinde gazetecilerin katledildiği tarih olarak gördüklerini ifade eden Yılmaz Bozkurt, andığı gazetecilerin nasıl katledildiğini anlattı.

Gazetecilerin gerçeği aramak ve topluma aktarmak için mücadele ettiklerini fakat karanlık yapıların bu mücadeleleri yok etmek için harekete geçtiklerini söyleyen Bozkurt, “Ülkemizin bu üç değerli gazetecisi ne yazık ki ‘Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nün de olduğu ay olan Ocak ayı içerisinde katledildiler. Onlardan önce de sonra da çok sayıda gazeteci, aydın, demokrat insan faili belli cinayetlere kurban gittiler. Bizler bu cinayetlerin son bulmasının ancak özgür ve demokrat bir Türkiye mücadelesi ile mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu üç güzel insanın nezdinde yaşamını yitiren tüm gazetecileri bir kez daha saygıyla anıyoruz” dedi.

Açıklama alkışlarla son buldu.

Hatay’da da İnsan Hakları Derneği (İHD) İskenderun Şubesi, katledilişinin 13’üncü yılında Dink’i yaptıkları yazılı açıklama ile andı.

Dink cinayetinin gerçek sorumlularının bugüne dek bulunup, yargılanmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Türkiye bir bütün olarak geçmişle yüzleşmeli, bunun için bir hakikat komisyonu kurmalıdır. İnanıyoruz ki Hrant Dink cinayeti dâhil olmak üzere işlenen binlerce faili meçhul cinayet ancak bir hakikat komisyonu marifeti ile açığa çıkarılabilir. Ancak anlaşılmaktadır ki siyasal iktidarın hakikat komisyonu kurmaya cesareti bulunmamaktadır. Türkiye’nin artık bu gerçeği anlaması ve bu siyasal iktidarın da ötekiler gibi iktidar gücünü kullanan baskıcı bir mekanizmaya dönüştüğünü ve otoriterleştiğini anlaması gerekir. İnsan hakları savunucuları olarak ülkemizde gerçek bir geçmişle yüzleşme sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi. MA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...