GAZETE SOKAK – İstanbul Hasankeyf Koordinasyonu’ndan Abdulhakim Daş, Hasankeyf ve Kaz Dağları’nın kaderinin bir olduğunu ve ortak mücadele ağının oluşması gerektiğini ifade etti.

Yapımı devam eden Ilısu Barajı nedeniyle 12 bin yıllık tarihi ile Hasankeyf sular altında bırakılmak isteniyor. Devam eden proje ile şimdiye kadar Hasankeyf’in tarihi mirası ve doğasındaki tahribatlar ileri boyuta ulaşmış durumda. Hasankeyf’in tarihi mirasını ve doğasını koruma amaçlı Hakların Demokratik Partisi (HDP) Genç Kadın ve Gençlik Meclisinin başlatmış olduğu nöbet eylemlerine güvenlik güçlerinin müdahalesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen İstanbul Hasankeyf Koordinasyon üyelerinden Abdulhakim Daş, “Kaz Dağlarında ve Hasankeyf’te olanlar aynı zihniyet tarafından oluyor. Bu nedenle ortak bir mücadele ağı gereklidir. Hasankeyf insanlığın kadim tarihi ise Kaz Dağları da insanın nefesidir” dedi.

‘HASANKEYF İNSANLIK TARİHİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ’

Hasankeyf’in doğasını ve tarihi mirasını korumak için 2 aya yakındır İstanbul Hasankeyf Koordinasyonunu kurduklarını hatırlatan Daş, koordinasyonu kurdukları günden beri Hasankeyf için duyarlılığın artması için çeşitli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kısmen de olsa bir duyarlılığın oluştuğunu ama oluşan duyarlılığın yeterli olmadığını belirten Daş, “Çünkü Hasankeyf insanlık tarihi açısından çok önemli ve mutlaka korunması için lazım. Onun için daha çok mücadele edilmesi gerekir” dedi. Yapımı devam eden Ilısu Baraj Projesi’nin şuana kadar Hasankeyf’in doğasını ve tarihi mirasına çok zarar verdiğini aktaran Daş, “Deneme amaçlı barajın kapaklarını kapattık dediler. Son çıkan yangından sonra uydu görüntülerinden gördük ki, Hasankeyf’in tarihi ve doğası çok tahrip edilmiş. Görüntülerden anladık ki deneme amaçlı dedikleri ‘barajın kapaklarının kapatılması’ deneme amaçlı değilmiş. Bir doğal hazine yok edilmekle karşı karşıya kalınmış durumda” ifadelerini kullandı.

‘GENÇLERİN GÖZALTINA ALINMASI KABUL EDİLEMEZ’

HDP Genç Kadın ve Gençlik Meclisinin başlatmış olduğu nöbet eylemlerine yapılan müdahalelere tepki gösteren Daş, “İstanbul Hasankeyf Koordinasyonu olarak gençlerin demokratik olarak yaptıkları bu sahiplenme çabalarına gözaltına alınmalarını kabul etmediğimizi söylüyoruz. Gençlerin bu çabası çok önemli. Ama bu sadece gençlere bırakılması gereken bir mesele değil. Bu bütün insanlığı ilgilendiren bir meseledir. Onun için herkesin sahiplenmesi gerekir” diye belirtti.

‘HASANKEYF VE KAZ DAĞLARININ KADERİ BİRDİR’

Hasankeyf’in Kaz Dağları kadar gündeme gelmediğini ve sahiplenmediğini kaydeden Daş, “Hasankeyf’e sahiplenmenin yeterli boyutta olmamasının nedeni bölgenin siyasi konjonktürüyle ilgilidir. OHAL uygulaması bitmesine rağmen bölgede halen pratik olarak devam ediyor. Kaz Dağlarına olan duyarlılığın burada oluşmamasının sebebi budur. Çünkü sahiplenme söz konusu oldu mu, gözaltına alınmalar yaşanıyor” diye belirtti.
“Hasankeyf’in ve Kaz Dağlarının kaderi birdir” diyen Daş, çevre talanına karşı birlikte mücadele ile engel olunabileceğini söyledi. Daş, “Kaz Dağlarında ve Hasankeyf’te yaşanan tahribat aynı zihniyet tarafından oluyor. Bu nedenle ortak bir mücadele ağı gereklidir. Hasankeyf insanlığın kadim tarihi ise Kaz Dağları nefesidir” diye konuştu.

HASANKEYF İÇİN İSTANBUL’DA ETKİNLİK DÜZENLENECEK

İstanbul Hasankeyf Koordinasyonu olarak daha çok mücadele edeceklerini söyleyen Daş, istannbul’da Hasankeyf için sanatçı, aydın, aktivist ve yurttaşların katılımıyla geniş kapsamlı bir etkinlik yapacaklarını söyledi. MA – Naci Kaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...