GAZETE SOKAK – Cumartesi Anneleri eyleminin yasaklanmasına tepki gösteren Gülseren Yoleri, eylemin kesintisiz süreceğini belirtirken, kayıp yakını Besna Tosun ise, “Galatasaray Meydanı bu ülkenin hafızasıdır. Bu hafızayı canlı tutacağız” dedi.

Kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda toplanan Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 700 ve 701’inci haftasında polis engeliyle karşılaştı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ve 19 Ekim 1995’te gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun, eylemin yasaklanmasına tepki göstererek, yanlıştan dönülmesini istedi.
‘HÜKÜMET POLİTİKASI’
Yasağın anayasaya, uluslararası sözleşmelere ve AİHM içtihatlarına aykırı olduğuna dikkat çeken Yoleri, “Yasak kararının kaymakamlık imzalı olmasına rağmen İçişleri Bakanlığı ve parti sözcüsü Cumartesi Anneleri’ne ilişkin açıklamalar yapıyor. Dolayısıyla bu yasak kararlarında sunulan gerekçelerle asıl gerekçelerin farklı olduğunu anlamış olduk. Çünkü bize tebliğ edilen bu yasak kararında genellikle katılımın fazla olması belirsiz grupların katılacak olması, provokasyon olma gibi gerekçeler gösteriliyor. Ama hem yasağın daha geniş bir alana yayılarak devam etmesi hem de hükümet sözcülerinin açıklamalarından sonra bu yasak kararının daha da yaygınlaşması bunun hükümet politikası olduğunun açık kanıtıdır” diye konuştu.
‘OHAL’DE BİLE BU YASAKLARLA KARŞILAŞMADIK’
Yasak kararının yeni yasaklarla sürdüğünü belirten Yoleri, “Bu yasak kararının Cumartesi Anneleri’nden başlayarak yaygınlaştırılmak istendiğini gösteriyor. Biz OHAL döneminde bile bu kadar geniş yasaklarla karşılaşmadık. Bugün hükümet OHAL’i aşkın bir yasak uygulamaya başlamış durumda. Yasalara, anayasalara aykırı bu durumdan vazgeçmesini istediğimiz zaman o alanların kısıtlanmasının yasayla sağlanabileceği gibi bir savunmaya giriyorlar. Oysa biz biliyoruz ki anayasada tarif edilmiş olan, uluslararası sözleşmelerde tarif edilmiş olan toplantı ve gösteri hakkı, ifade özgürlüğü gibi haklarımızın özüne dokunan bir yasal düzenleme yapılmaz. Eğer yapılırsa anayasaya, uluslararası sözleşmeler aykırı olur. Dolayısıyla da açılacak her davada devlet bu uygulamadan dolayı suçlu bulunacaktır” ifadelerini kullandı.
‘EYLEMİ KESİNTİSİZ DEVAM EDECEK’
Barışçıl, anayasal ve demokratik bir hakkın keyfi olarak yasaklanmasını kabul etmediklerini ifade eden Yoleri, eylemin kesintisiz olarak süreceğini söyledi. Cumartesi Anneleri’nin sürdürdükleri mücadelenin temel bir talebe dayandığının hatırlatan Yoleri, şöyle devam etti: “Biz bunun çok haklı yürekten gelen bir talep olduğunu biliyoruz. Cumartesi Anneleri’nin engellenmesini de çok yanlış buluyoruz. Biz bütün yetkililerle olan görüşmelerimizde Cumartesi Anneleri’nin 23 yıldır Galatasaray Meydanı ile kurmuş olduğu duygusal ve tarihsel bağı anlatıyoruz. Çünkü Cumartesi Meydanı, Cumartesi Anneleri’nin kendini var ettikleri ilk alan. Çocukları henüz sağ iken başlattıkları mücadele o alandaydı. Yetkilere başka eylemler için bunu düşünebileceklerini ama Cumartesi Anneleri’nin ısrarını basit bir inatlaşma gibi değerlendirmeleri gerektiğini anlatıyoruz. Zaten bu yasak kararından sonraki haftalarda annelerin sürdürdükleri bu ısrarlarıyla bu alanla kurdukları duygusal ilişkiyi de yansıtmış oldu.”
Yasak kararından bir an önce dönülmesi gerektiğini dile getiren Yoleri, “Devletin yaptığı bu yanlıştan dönünceye kadar Cumartesi Anneleri’nin 23 yıldır sürdürdüğü mücadele yine devam edecek” dedi.
‘GALATASARAY MEYDANI BU ÜLKENİN HAFIZASI’
701 haftadır gerçekleştirdikleri protestonun meşru ve haklı olduğuna vurgu yapan zorla kaybettirilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun ise, şunları dile getirdi: “Cumartesi Anneleri eyleminin yasaklanması hukukun işletilmediğini bir kez daha gösterdiler. Devletin görevi kendi döneminde olsun olmasın insanlığa karşı işlenmiş suçları aydınlatmak ve bu suçları işleyenleri yargı önüne çıkartıp hakkaniyetle yargılanmasını sağlamaktır. Fakat yetkililer yaptıkları açıklamalarla bu suçları işleyenleri koruyup cezasız bırakarak, gerçeği gizlenerek bu suça ortak olmuştur. Bizler 3 kuşak Galatasaray’da kayıplarımızı arıyoruz ve kayıplarımızı bulunup, faillerini yargı önüne çıkarılıncaya kadar da mücadele etmeye devam edeceğiz. Devleti yönetenler de bu hukuksuzluğa bir an önce son vermelidir.” “Galatasaray Meydanı bu ülkenin hafızasıdır” diye devam eden Tosun, her koşulda mücadele etmeye, bu hafızayı canlı tutmaya ve hesap sormaya devam edeceklerini kaydetti.
MA / Melike Ceyhan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...