GAZETE SOKAK – Ekonomist Ali Rıza Güngen, hükümetin ekonomik krizin faturasını başka yerlere çıkarma hesabı içinde olduğunu, ancak bu hesabın ters tepeceğini söyledi. Neoliberal ve vahşi sermaye modelinin miadının dolduğunu söyleyen Güngen, çözüm için de komünal ekonomiyi önerdi.

OHAL kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden ihraç edilen ekonomist Ali Rıza Güngen, kur artışıyla alevlenen ekonomik kriz karşısında AKP hükümetinin takındığı tutumu değerlendirdi.

‘HESAPLARI TERS TEPECEK’

İktidarın ekonomideki daralmanın faturasını başka yerlerde çıkarma hesabı içinde olduğunu söyleyen Güngen, “İktidar siyasi seferberlik ilan ederek ve içerideki muhalifleri düşmanlaştırarak krizi daha kolay yöneteceğinin farkında. Onun için gerek içerdeki muhalefeti gerekse de sorunu uluslararası krizlere bağlayarak kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla kafalarında böylesi muğlak da olsa bir harita biçimleniyor. Ancak bu etkileri kısa süre içinde geçecek bir kriz değil. Yine bu birkaç çeyreklik daralmayla üzerinden gelinebilecek bir kriz gibi görünmüyor. Siyasi iktidarın ve ekonomi yönetiminin hesabının ters tepeceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

‘KRİZİN TEMELLERİNİ BU İKTİDAR ATTI’

Dolardaki artışla yaşanan kur krizinin temellerinin mevcut iktidar döneminde atıldığını kaydeden Güngen, şöyle devam etti: “Sorunu uluslararası krizlere bağlayarak kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlar. Ama biz biliyoruz ki bu süreç 2008-2009 yıllarında baş gösterdi. Yani ilginçtir ki özel sektörün çok ağır bir şekilde döviz cinsinden borçlanmasına izin verdikleri tarih 2009 yılıdır. Yani bu kur krizinin bir real sektör krizine dönüşmesinin temellini atan bu iktidardır. TL görece değerliydi. Dolayısıyla Türkiye’deki real sektör bu borcu kolaylıkla bulabiliyordu ve kolaylıkla ödeyebiliyordu. Ama TL’nin değer kaybetmesi 2013 yılında hız kazandığı için, özellikle 2016 yılından sonra inanılmaz bir değersizleştirme politikasına girdiği için, bu borçların çevrilmesi büyük bir sorun haline gelmeye başladı. Şimdi real sektörün yaptığı şey 2015-2016 yılında borcun vadesini uzatmaya çalışarak, eğer büyük sermayeden bahsediyorsak ki kur etkisini yönetmeye çalışarak, kriz ertelemektir. Ama bu değersizleşme devam ettiği müddetçe kaçış yok. Bu değersizleşme bir haftada TL 4.80 civarından 6.40’lara fırlayınca bunu artık kapatmanın, örtmenin, ertelemenin mümkünatı yok. Ama siyasi iktidar hedefindeki muhalifleri gösterecek, döviz baronlarıyla iş yapan muhalif liderlerden bahsetmeye başlayacak tekrar. İçerideki hainlerinden bahsedecek tekrar. İşte batının oyunundan, faiz lobisinden, döviz lobisinden daha çok bahsetmeye başlayacak. Kendisini bu yaşanan durumun sorumlusu değilmiş gibi göstermeye çalışacak. Bu durum muhaliflere uygulanan baskının daha da artması, Türkiye’nin faşizme kayışını da hızlandıracaktır.”

ÇÖZÜM KOMÜNAL EKONOMİ

Mevcut ekonomik krizin aşılması konusunda kendi önerilerini de paylaşan Güngen, devamla şunları söyledi: “Tabi ki müşterekleştirmeden bahsetmek, komünal ekonomiden, alternatif ekonomiden bahsetmek son derece önemli. Benim kısa vadede önerim, çeşitli sektörlerde kamulaştırmadır. Ve batan şirketlerin kurtarılmasından vazgeçmektir. Şimdi eğer bir kamusal yatırım programı sağlanabilirse ve batan şirketler nedeniyle ortaya çıkacak olan işsizlik sorunuyla baş edilebilir. Ama bu aynı zamanda bir alternatif ekonomi modeli, bir paylaşımcı ekonomi modeline doğru bir işareti de göstermesi gerekiyor ki, kritik anlamda devletin devreye girdiği, krizi yönettiği, bir süreliğine kamusal varlıkları arttırdığı ama sonrasında tekrar sermayeye peşkeş çektiği bir durum yaşanmasın. Bunun için sürekli bir hareketlilik gerekiyor. Sürekli muhalif odakların tartışmayı diri tutmaya çalışması ve alternatifleri göstermesi gerekiyor.” (Kaynak: MA – Selman Güzelyüz)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...