GAZETE SOKAK – Çocuklara dönük artan istismar vakalarını yorumlayan Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Gülcihan Şimşek, “Topluma empoze edilen şiddet biçiminin istismara dönüştüğünü” belirterek, toplumsal bir farkındalık yaratılması gerektiğini söyledi. Sosyolog Şehnaz Kaymak’a göre ise, çocuk istismarının artmasının temel faktörü; hukukun işletilmemesi.

İstanbul Küçükçekmece’ye bağlı Kanarya mahallesinde 5 yaşındaki bir çocuğun cinsel istismara maruz bırakılmasına tepkiler çığ gibi büyüdü. Sokaklara çıkarak bu duruma tepki gösterenler, hükümeti bu konuda adım atmaya ve uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda gerekli yasal düzenlemeleri bir an önce yapmaya davet etti.

Rosa Kadın Derneği üyesi Sosyolog Şehnaz Kaymak ile Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Gülcihan Şimşek, çocuklara dönük istismarın nedenleri ve çözüm yöntemleri konusunda Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.

TOPLUMSAL FARKINDALIĞIN ÖNEMİ

Türkiye ve dünyada her geçen gün artan kadın ve çocuk istismarının birçok nedeni olduğunu dile getiren Sosyolog Şehnaz Kaymak, ancak temel faktörün hukukun işletilmemesi olduğunu vurguladı. İstismarın çocuk haklarına dönük en büyük saldırı olduğunu söyleyen Kaymak, bunun önüne geçmek için ise istismar ve şiddet olayları konusunda toplumdaki farkındalığı arttırmanın önemi üzerinde durdu. Kaymak, “İstismar, maalesef iyileşebilen bir hastalık değil. Yani istismara maruz kalmış çocukların psikolojisi ciddi anlamda tahrip oluyor ve çok uzun süre iyileşemiyor. Sağlıklı bir gelecek için istismarın minimalize edildiği bir toplumsal yapı kurulması gerekir. Bunun için de ciddi anlamda caydırıcı cezalar ve eğitim sistemimizde ciddi değişiklikler yapılması gerekir” dedi.

ŞİDDET VE İSTİSMAR

TJA aktivisti Gülcihan Şimşek ise, geçmiş yıllara oranla istismar vakalarının yüzde 80 oranında artmış olmasına dikkat çekti. Bu durumun acil önlemler alınması gerekliliğini ortaya koyduğunu söyleyen Şimşek, bu konuda yasalarda iyileştirici hükümler yer almasına rağmen, uygulanmadığını ifade etti.

Şimşek, Türkiye’de çocukların maruz kaldığı şiddetin aslında ülkenin toplumsal durumunu da gözler önüne serdiğini belirtti. Türkiye’de savaş psikolojisinin hakim olduğunu kaydeden Şimşek, topluma empoze edilen şiddet biçiminin çocuğa dönük istismara dönüştüğünü vurguladı. Bu durumun önüne geçmek için ise uluslararası çocuk sözleşmelerine işaret eden Şimşek, sözleşmelerdeki hükümlerin Türkiye’de hiç uygulanmaması nedeniyle çocuk istimrarının giderek arttığını belirtti. Şimşek, bı konuda Küçükçekmece’deki olaya dikkat çekerek, “Kanarya’daki vakaya bakıldığında yine gizlilik kararı alınıyor, yine toplumdan gizleniyor. Avukat gidip dosyaya ulaşamıyor. Tecavüze uğrayan çocuğun ailesi bu konuda bilgi alamıyor. Dolayısıyla bir yaptırımın yapıldığını da göremiyor” ifadelerini kullandı.

CEZA İNDİRİMİ

Toplumda çocuk ve kadına yönelik şiddet konusunda farkındalık yaratılması gerektiğini söyleyen Şimşek, toplumun bu konuda öz savunma geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Toplumda sosyal çevreye karşı büyük bir korku oluştuğuna dikkat çeken Şimşek, “İnsanlar çocuklarını artık sokağa, bakkala, hatta okula göndermekten bile korkuyor. Yani toplumda işsizliğin yaratmış olduğu bir psikolojisi var. Ekonomik kriz ve aile içinde yaşanan sorunlar var. Toplum bunların yaratmış olduğu psikolojik birçok sıkıntıyı yaşıyor. Ama bir hukuk devletinde bunun önlemini devlet alır. Hem cezalandırma konusunda toplum vicdanını rahatlatacak cezalar verilmesi gerekiyor, hem de çocuk ve kadınlara dönük geliştirilen şiddete karşı ciddi bir önlem alınması gerekiyor. Türkiye’de maalesef bu yoktur. Zanlılar yakalansa bile ceza indirimleriyle kısa bir süre sonra serbest kalabiliyor. Devlet bu konuda kesinlikle ceza indirimine gitmemelidir” diye konuştu.

MA / Esra Solin Dal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...