GAZETE SOKAK – ABD’nin dayattığı İran’a yönelik ambargo Türkiye’nin ekonomisine birçok kalemde önemli kayıplar yaşatabilir. Uzmanlar bu nedenle Türkiye’nin ABD’nin taleplerini reddetmesi gerektiğini söylüyor ve krizin bölge devletleri açısından fırsata çevrilebileceğini kaydediyor.
ABD’nin İran’a ambargo kararı 6 Ağustos ve 4 Kasım’da iki kademeli olarak başlıyor. İran’a ambargoda kritik ülke Türkiye. ABD Türkiye’nin ambargoya uyması için baskılarını yoğunlaştırırken Türkiye direniyor. Türkiye baskılara boyun eğerse yıllık zararı 10 milyar doları aşacak.

ABD İran’a yönelik ambargo kararı ile ilgili faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Başta bölge ülkeleri olmak üzere İran’la ticareti olan ülkelere heyetler göndererek ambargo kararına uymalarını istiyor. Amacına ulaşmak için de her türlü şantaj ve tehdidi kullanıyor.

ABD bastırıyor, Türkiye direniyor

Geçen hafta ABD Hazine Bakan Yardımcısı Marshall Billingsle başkanlığında bir heyet Türkiye’ye gelerek işadamlarını açıkça tehdit etti. Bu tehditlerini Dışişleri, Ticaret, Hazine ve Maliye Bakanlıkları ile yaptığı toplantılarda da sürdürdü. Amerikalılar kapalı kapılar arkasında Türkiye’ye fon akışının sağlanması için İran’a ambargo kararına uyma dayatmasını gündeme getirdiler. Ancak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Türkiye’nin ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarına uymayacağını net bir şekilde açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da BRİCS ülkeleri toplantısı için Güney Afrika’ya hareketi öncesinde İran’ın Türkiye’nin stratejik ortağı ve komşusu olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin ekonomik zararı

Bu arada İran’a yönelik ambargoya uyulması halinde Türkiye’nin zararının ne olacağı konusunda çalışmalar da yapıldı. Geçmişte Saddam döneminde Irak’a yönelik ambargonun Türkiye’ye maliyetinin toplamda 150 milyar doları aştığını kaydeden uzmanlar, İran’a yönelik ambargodan da asıl zarar eden ülkenin Türkiye olacağını, Türkiye’nin bu ambargoya uyması durumunda yıllık zararının 10 milyar doları aşacağı belirlendi. Konu ile ilgili olarak Aydınlık’a değerlendirmede bulunan üst düzey bir bürokrat, “Geçmişte Irak’a ambargoyu yaşadık. Maliyeti yüksek oldu. Şimdi aynı ABD İran’a ambargoya uymamızı istiyor. Türkiye bu karara uyarsa bedeli ağır olur. İlk hesaplamalarımıza göre Türkiye ambargo kararına uyarsa yıllık zararı 10 milyar doların üzerinde olur. Bu da İran’a ambargo, Türkiye’ye ambargo demektir. Ambargonun yaratacağı diğer maliyetler de ayrı. İran’a ambargoya uymak ekonomik olarak da, terörle mücadele açısından da, Asya ve Avrupa ülkeleriyle ilişkiler açısından da Türkiye’nin lehine değil. Bizler görüşlerimizi hükümete ilettik” dedi.

‘Fırsata çevrilmeli’

Türkiye-İran ilişkilerinin geçmişini bilen uzmanlar ABD’nin İran’a ambargo kararının fırsata çevirebileceğini ifade ediyorlar. Bunun için Türkiye’nin ABD taleplerini reddetmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar şunları söylediler: “Türkiye-İran tamamlayıcı ekonomilere sahiptir. Bu nedenle iki ülke arasındaki ticaretin hızla geliştirilmesi mümkündür. Türkiye, komşu ülkeler ile 2000-2008 yıllarında geliştirdiği geniş çaplı ticari ilişkileri daha sonraki dönemde büyük ölçüde heba etmiş; Asya ve diğer bölgelerle de çok boyutlu ilişki kuramamış; neredeyse Avrupa Birliği merkezli ticarete dönmek zorunda kalmıştır. İran’a uygulanan ABD ambargosu bu yapının değiştirilmesi ve İran üzerinden dünya ekonomisinin yeni merkezi Asya ve Uzak Doğu Ülkeleri ile geniş çaplı bir ilişkinin kurulması için yeni de bir fırsattır. İran’a geçmişte ABD ambargosunun uygulandığı dönemde de ikili ticaret hacmimiz 22 milyar dolara kadar çıkmış, ancak yapılan büyük hatalar yüzünden bu ticaret sürdürülememiştir.

“Bu imkanın değerlendirilmesi için öncelikle geçen yıl imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşmasının kapsamı genişletilmeli ve STA niteliğine kavuşturulmalıdır. ECO iki ülke öncülüğünde gerçek bir bölgesel entegrasyon projesi olarak ele alınmalı, hayata geçirilmeli. AB, güvenlik, enerji ve ekonomik politikalarını ABD bağımsız olarak şekillendirme sürecine girmiştir. Türkiye-İran ilişkilerine AB ve Uzak Doğu ilişkililerine katkı sağlayacak projelere destek verilmelidir. Bu bağlamda Çin’in Kuşak ve Yol Projesi ilk akla gelmektedir. Türkiye ve İran bu projeye yapımcı olarak katkı sağlamalıdır. Suriye ve Irak’ın yeniden imarında İran’la işbirliği yapılmalıdır.”

Yapılan ön çalışmaya göre Türkiye’nin İran’a yönelik ambargoya uyması durumunda sektörlere göre uğrayacağı zararlar şöyle:

İhracaat

Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmi 2017 yılında 10,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam önceki yıllarda 22 milyar dolar seviyesine kadar çıkmıştı. İhracatımız yıllara göre 3.2-4,6 milyar dolar arasında dalgalanmaktadır. Ancak özellikle Kuzey Irak üzerinden yapılan (İran’a kayıt dışı olarak giren) 2-3 milyar dolar tutarında ihracatımız da bulunmaktadır. Türkiye İran’a ambargoya uyarsa bu ihracat önemli ölçüde durur.

İthalat

İran, dünyanın en zengin hidrokarbon rezervlerine sahip ülkelerinden biridir. Krom, bakır, demir cevheri, kurşun, manganez ve çinko da dünyanın sayılı üreticilerindendir. Son yıllarda İran, ülkemizin en büyük petrol ve ikinci en büyük doğalgaz sağlayıcı konumuna gelmiştir. Türkiye, İran’dan uygun fiyatlarla petrol ve petrol ürünleri ve hammadde almaktadır. Türkiye’ni Doğu Anadolu bölgesinde önemli bir alan İran’dan gelen gazla ısınmaktadır. Ambargoya uyulması halinde Türkiye’nin mutlaka alması gereken petrol, petrol ürünlerinin maliyeti artacaktır.

Sınır ticareti

Türkiye ile İran arasında sınır ticareti yapılmaktadır. İran sınır illerimizde önemli bir nüfus geçimini bu ticaretten sağlamaktadır. Ayrıca İranlı yöneticilerin göz yummasıyla dağlardan atla yapılan kayıt dışı ticaret de mevcuttur. Bütün bu ticaret riske girer.

İran’daki Türkiye

İran’da yatırım yapan 200’ü aşkın Türk firması bulunuyor. Bunların içerisinde Gübretaş’ın gübre sektöründeki yatırım tutarı yaklaşık 1 milyar dolardır. İnşaat, üretim sektörlerindeki bu firmaların yatırımları sıkıntıya düşecektir.

Taşımacılık

Türkiye ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ticarette kara ulaşımı İran üzerinden yapılmaktadır. Kara ulaştırma sektöründe 2017 yılında 49 bin 800 aracımız İran’a geçmiştir. Bunlardan yaklaşık 45 bini İran üzerinden üçüncü ülkelere taşıma yapmıştır. Ülkemizden transit geçen ve yük taşıyan İran araç sayısı da sırasıyla 35 bin ve 48 bin civarındadır. İran’la ilişkilerin bozulması kara taşımacılığımıza büyük darbe vuracaktır. Ayrıca maliyetler yükseleceği için Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik ihracatımız da zarar görecek, bu pazarlar elden çıkabilecektir.

Turizm

İran’dan gelen turist sayısı 2018 Ocak-Mayıs döneminde 980 bini aşmıştır. Bu yıl İran en fazla turist gönderen üçüncü ülke konumuna gelmiştir. Bu yılın sonunda İran’dan gelecek turist sayısının 3 milyona yaklaşması beklenmektedir. Bu turistlerin önemli bir bölümü de Türkiye’ye alışveriş yapmak için gelenlerden oluşmaktadır.

Türkiye’deki İran parası

Türkiye’de milyarlarca dolarlık İran parası da bulunmaktadır. Türkiye’den konut ve işyeri satın alan İranlı sayısı da artmaktadır. İlişkilerin bozulması İranlıların ülkemizden kaçışını da beraberinde getirecektir.(İZNEWS)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...