ABDULBASİT BİLDİRİCİ

GAZETE SOKAK – Solculuk, sosyalistlik falan beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz o ayrı meseledir. Solculuğu da ateizmle karıştırmamak lazım. Sosyalist olmakla ateist olmanın aynı şey kabul edildiği dönem geçmişte kaldı. Bir müslüman da pekala sosyalist olabilir ama mesela kapitalist olamaz. Her neyse mevzu başka.

Sol direniş kültürünü ve özellikle ölüm orucunu küçümseyen, dalga geçen yazılara denk geliyorum. Açlık grevi ya da ölüm oruçlarını ben de tasvip etmiyorum ancak bunu yapanlara büyük saygı duyuyorum. Bu çok büyük bir iradedir. Biz bu ramazanda 18 saat aç kalınca şirazemiz kayıyor.

Müslümanlar büyük oranda cennet için can verirler ama solcularda (en azından bir kısmında) cennet beklentisi de yok. Bir insan buna rağmen canını verebiliyorsa bu benim gözümde en büyük ibadettir. Sonuçta özgürlük için yapılan bir fedakarlıktır. Adalet, eşitlik için haksızlığa karşı çıkmak için yapılıyor. Bir yerde hepimiz için yapılıyor.

Açlık grevleri vicdanlara hitap eden sivil bir eylem biçimidir. Hemen hemen hepsi siyasidir. Başkalarına zarar vermez. Hiç kimse yetişkin birini zorla baskıyla açlık grevine sokamaz. İstemiyorsan örgütten ayrılırsın. Ayrılmanın bir bedeli varsa o bedeli de ödeyerek ayrılırsın.

İbrahim Gökçek konser yasaklarının kalkması ve adil yargılanma isteğiyle açlıktan öldü. Yargıdaki adaletsizlikten hepimiz şikayet ediyoruz. Kim bugüne kadar ne yaptı ki eylem yapanla dalga geçiliyor.

Çok üzüldüm İbrahim için. Dağ gibi delikanlı idi. Bir deri bir kemik kalmıştı. Yazık oldu. O inanır mıydı bilmem ama benim inandığım Allah ona rahmet etsin. Çünkü özgürlük için canını verdi.
(Anlayacağınız ben bu konuda da farklı düşünüyorum)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...