GAZETE SOKAK – Kürd PEN, “15 Kasım Hapisteki Yazarlar Günü” nedeniyle “Düşünce ve Zindan” konulu panelde, Kürt yazarların yaşadığı sıkıntılar dile getirilerek, Türkiye’nin tutuklu gazeteciler sıralamasında ilk sırada yer aldığına işaret edildi.

Kürd PEN, Uluslararası PEN Yazarlar Birliği’nin 37 yıl önce dünya genelinde tutuklu bulunan, tehdit altında ya da mağdur durumdaki yazar, çevirmen, yayıncı ve gazetecilere dikkat çekmek üzere ilan ettiği “15 Kasım Hapisteki Yazarlar Günü” nedeniyle “Düşünce ve Zindan” paneli düzenlendi. Eğitim Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube’de düzenlenen ve moderatörlüğünü Kürt PEN Eşbaşkanı Osman Özçelik’in yaptığı panele, Özgür Gazeteciler İnisiyatifi (ÖGİ) Sözcüsü Hakkı Boltan, Şair Herdem Tatlısoy ve Yazar Mehmet Akdoğan, konuşmacı olarak katıldı.

YAZARLAR YARGILANIYOR

Kürt PEN Eşbaşkanı Özçelik, Dünya ve Türkiye’de yazdıkları için hapsedilen yazarların isimlerini kamuoyuna duyurmak, zor koşullara dikkat çekmek üzere Uluslararası PEN’in her yıl beş ülkeyi odak ülke seçtiğini hatırlatarak, Türkiye cezaevlerinde “düşünce özgürlüğünden” dolayı yargılanan çok sayıda yazarın olduğunu söyledi.

‘TÜRKİYE İLK SIRADA’

Panelde konuşan ÖGİ Sözcüsü Hakkı Boltan, Dünya genelinde tutuklu bulunan 350 gazetecinin 172’sinin Türkiye cezaevlerinde olduğuna dikkat çekti. Boltan, tutuklu 124 gazetecinin de serbest bırakıldığını ancak buna rağmen Türkiye tutuklu gazeteciler sıralamasında ilk sırada yer aldığına işaret etti. Boltan, Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Dicle Haber Ajansının (DİHA) tutuklu muhabirlerini hatırlatarak, şunları söyledi: “Sokağa çıkma yasağının olduğu ilçelerde halka objektif bilgi vermek için güvenliklerini tehlikeye atan muhabirler bugün olayları tarafsız olarak aktardıkları için cezalandırılıyorlar. Türkiye de düşünce özgürlüğünün durumu gazetecilere bağlı. Bu düşünceleri aktaran gazetecilerin cezaevinde olmaları düşünce özgürlüğünün acınası durumunu gözler önüne seriyor” dedi.

KADIN ŞAİR VE YAZARLAR

Şair Herdem Tatlısoy ise cezaevinde yazan yazarların koşullarının kötü olduğunu, söz konusu kadın yazar olunca bu koşulların daha fazla zorlaştığını ifade etti. Cezaevlerinin yazar ve yayınevleri arasında kalın bir duvar ördüğünü dile getiren Tatlısoy, konuşmasına şöyle devam etti: “Zindan ne kadar karanlık olsa, yazarlar için aydınlığın temsili haline gelir. Zindan Kürt edebiyatının kendini var ettiği bir mekan olmuştur. Ancak Kürt yayınevlerinin duyarsızlığı, moralsizliğe neden oluyor. Yüzlerce şiiri olup da bu şiirleri kitaplaştıramayan kadın şairler var. Yazdıklarının basılmasını bekleyen onlarca kadın yazar var. Yine vakitsiz sürgünlerde cezaevi idaresinin el koyduğu çalışmalar ile 9-10 yıllık bir emek kayboluyor. Yazarlarımızı ve şairlerimizi sevmeliyiz, kıymet vermeliyiz ki, onlarda Kürt edebiyatını aydınlatsın.”

Tatlısoy, Gebze M Tipi Cezaevinde tutuklu olan Yazar Rojbin Perişan’ın panele gönderdiği mektubu paylaştı.

TUTUKLU YAZARLAR

Yazar Mehmet Akdoğan da Kürt yazarının hikayesinin toprağı ve dili olduğunu söyledi. Cezaevinde bulunan yazarların eserlerine sahip çıkılmadığını belirten Akdoğan, tutuklu yazarların çalışmalarına daha hassas ve duyarlı yaklaşmaları gerektiğini kaydetti. MA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...