GAZETE SOKAK – Belden aşağı felçli ve bir süre önce tahliye olan hasta tutuklu Serdar Macit, “Sayın Abdullah Öcalan’ın üzerinde yıllardır uygulanan tecridin artık kaldırılması gerekiyor. Halkımızın ve diğer halkların artık nefes alması gerekiyor. Bu tecridin kırılması gerekiyor ve kırılacaktır” dedi.

Belden aşağı felçli olan ve bir dönem Bedensel Engelli Okçuluk Milli Takımı’nda yer alan Serdar Macit, tutuklu bulunduğu Siirt Cezaevi’nden 9 Ocak Çarşamba günü tahliye oldu. Cezaevindeki hak ihlalleri anlatan Macit, 2014 yılında Kobane’ye gittiği için 2016 yılında “Örgüt üyeliğinden” bir süre Siirt Cezaevi’nde tutuklu kaldıktan sonra serbest kaldığını daha sonra AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’a ilişkin “Tespitin yerindedir Recep” videosunu paylaştığı için “Cumhurbaşkanına hakaretten” yeniden tutuklanıp bırakıldığını ve en son 30 Kasım 2018’de evine yapılan baskında “Örgüt üyeliği” gerekçesiyle bir kez daha tutuklandığını söyledi.

‘PANSUMANIMI ARKADAŞLARIM YAPIYORDU’

Tahliye olduğu Siirt Cezaevi’ne götürüldüğünde çıplak aramanın dayatıldığını, üzerindeki yeşil paltoya el konulduğunu ifade eden Macit, şunları anlattı: “Çıplak arama insanlık onuruna aykırı bir uygulamadır. Yine cezaevinde idrar için medikal malzemeler kullanmam gerekiyordu. Bunları vermiyorlardı. Yaralarım mevcuttu. Pansumanı kendileri yapmıyordu. Bunun üzerine ‘en azından malzemeleri verin biz yapalım’ dedik. Bunu da nerdeyse her gün birçok kez kendilerine hatırlatmak zorunda kalıyorduk. O kadar çok hatırlatmamıza rağmen çoğu zaman ‘unuttuk’ diyorlardı. Sürekli hatırlatmamıza rağmen unutmaları keyfi uygulama sonucudur. Yaralarımı arkadaşlarım pansuman ediyordu. Sağlıkçılar hiçbir şekilde ilgilenmiyordu. Yine dönüşümlü açlık grevinde olan arkadaşlarımıza vitamin ilaçları verilmiyordu. Arkadaşlar süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlamış olabilirler.”

RAPORA RAĞMEN TAHLİYE EDİLMİYORDU

Daha önce 2 defa İstanbul Adli Tıp’ta “cezaevinde kalamaz” raporu aldığını dile getiren Macit, en son Siirt Devlet Hastanesi’nin de kendisine “cezaevinde kalamaz” raporu verdiğini ve bu nedenle 9 Ocak’ta tahliye olduğunu söyledi.

‘TECRİT KALDIRILMALIDIR’

Cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çeken Macit, “Leyla Güven’in grevi kritik aşamayı geçmiştir. Haklı bir gerekçedir. Sayın Abdullah Öcalan’ın üzerinde yıllardır uygulanan tecridin artık kaldırılması gerekiyor. Halkımızın, toplumumuzun, diğer halkların artık nefes alması gerekiyor. Kürt halkına uygulanan bu politika aslında tüm halklara uygulanmaktadır. Şuan o duruşu ortaya koyan çoğu arkadaşımızın da bu düşünceyle açlık grevine başlamışlardır. Bu tecridin kırılması gerekiyor ve kırılacaktır. İmralı’da yapılan 20 dakikalık görüşme, komedi gibidir. Öcalan ve orada bulunan diğer tutuklular avukat ve aileleriyle rutin bir şekilde görüşme sağlanmalıdır” diye belirtti.

Macit, cezaevinde bulunan tutukluların seslerinin duyulması için çağrıda bulunduğunu vurguladı.

‘KÜRT OLDUĞUM İÇİN ÇOK BASKI GÖRDÜM’

Siirt Kurtalan ilçesine bağlı Tosunbağı köyünde 1983’te dünyaya gelen Serdar Macit, 17 yaşlarındayken İstanbul’da çalıştığı bir binanın 9’uncu kattan düşmesi sonucu belden aşağısı felç kalır. Daha sonra spora merak salan Macit, bir dönem folklor, tiyatro, tenis gibi çeşitli dallarda yer alır. Daha sonra ise okçuluk merakının daha ağır basması sonucu okçuluğa başlar. Okçuluk macerası başladıktan 2 ay sonra bu dalda Türkiye şampiyonu olur. 2008 yılından sonra ise Bedensel Engelli Okçuluk Milli Takımı’nda yer alır. 2010 yılına kadar milli takımda yer alan Macit, Kürt olduğundan kaynaklı burada birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını söyledi. Macit, “Milli Takım Teknik Direktörü Nejat Üstün’ün büyük bir baskısı vardı. Yine orada 8-9 askeri gazi vardı. Kürt olduğumdan dolayı onlarında bakışı çok farklı ve inciticiydi. Kamplarda ve yarışmalarda Türkçe bilmeyen annem aradığında kendisiyle Kürtçe konuşurdum. Bu nedenle sürekli şikayet ediliyordum. Kolumdaki Che Guevara dövmesi nedeniyle hep sıkıntı yaşadım. Antrenmanlarda ve yarışmalarda dövmenin üzerini kapattırıyorlardı bana” diye belirtti. Macit, daha sonra milli takımdan çıkarıldığını ve bunun için birçok gerekçenin üretildiğini dile getirdi. MA / Sadiye Eser – Naci Kaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...