Suriye savaşının başladığı günden bu yana yüzbinlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarcası ise evini terkedip, komşu ülkelerde ya da yurt içinde kendine bir yer bulmaya çalıştı.

Kuzey Suriye’nin bir çok noktasında çadır kentler görmek mümkün.

Bunlara, komşu ülke olan Irak’tan gelen Şengal ve Musul halkı da dahil.

Kuzey Suriye, koca bir çadır kent ya da viran olmuş evlerde yaşamını sürdürmeye çalışan insanlar ile dolu bir dünya’ya dönüşmüş durumunda… Bir de bunlara milyonlarca hikâye ekleyebiliriz. Her evin, her duvarın, her kapının, her yolun, her insanın bir hikayesi var, bir trajedisi. Kimisi anlatılır, kimisi sessizliğini korur, kimisi ise unutmaya çalışıyor hikayelerini…

Seneler önce Kobane savaşı sonrasında röportaj yaptığımız Abu Mustafa ”bir senede 60 yakınımı kaybettim bu savaşta. Bunlara oğlum ve kızlarım da dahil” demişti. ‘Bizim esas savaşımız dönünce başlayacak, hiç kimse, hiç birşey yerinde olmayacak, sil baştan yepyeni bir yaşam kurmak zorunda kalacaz” diye eklemişti…

İlk defa bir bayram kutlamasına katılıyorum Kuzey Suriye’de. Çoşku ile lanse ettiğimiz ‘Ramazan Bayramı’ dediğime bakmayın siz, tam tersine, tüm dilekleri bugünü de sağ salim geçirebilmek. Hastaları var ise ilaç götürebilmek, ekmekleri yok ise biraz ekmek, ve bir de yarınlar adına güzel bir gelecek verebilmek için mücadelenin bitmemesi adına umut.. Bayram sabahı erkenden kalkıp, önce şehitliğe gidip çocuklarının, akrabalarının başında Fatiha okuyorlar. Sonrasında ise eş, dost, akraba ziyaretleri.

Esasında Kuzey Suriye’yi bu kadar sakin ve dingin beklemiyordum. O sıcak savaş, yerini gelecek kaygısına bırakmış. ‘Neler bekliyor bizi?’. Bir taraftan DeirezZor’da devam eden savaş, bir taraftan da Menbiç’deki gelişmeler. Deir ez Zour’da devam eden savaş, sessizliğini koruyan Menbiç.

Sohbet ettiğim yaşlı bir adam ”oğlum 4 sene önce Avrupa’ya gitmiş, bir kaç gün önce öğrendim” diyor gülümseyerek.

Bir kaç sene önce yine aynı bir yazımda ‘Kuzey Suriye’deki esas savaş; savaş sonrası başlayacak’ demiştim, ve kısmen de bu analizimin ayak sesleri gelmeye başladı. Bir savaş bölgesi için en zor süreç, savaş sonrasında başlar; artık komşuları yoktur, evleri, arkadaşları, okulları. Yepyeni bir hayat başlıyordur. Yeni bir sistem. Bunun ile birlikte kaybolmaya başlayan aktif savaş heyecanı; yerini travmalara ve tüm bir hayatı yeniden inşa etmek adına  başlar.

Peki önümüzdeki süreç nasıl gelişecek?

Bunu net olarak bilemeyiz ama Suriye’deki savaş hiç bir zaman bitmeyecek, eskisi kadar sıcak ve şiddetli bir savaş ortamı olmayacaktır; siyaset savaşı başlayacaktır artık. Bu esasta da uluslar arası güçler devrede olacak; ve yerel gruplar arasında da çatışmalar olacaktır. Hangi uluslararası güç, destek verdiği grubu arenada daha iyi siyasete motive ederse o kazanacaktır. Dünya güçlerinin hepsi Kuzey Suriye ve Suriye’de yerini tutuyor; Kürt’lerin,  Arap’ların, Yezidi’lerin, Acem’lerin ve daha birçok halkın kaderini belirlemek için plan yapmaya devam ediyorlar.

Temennimiz odur ki artık bu bayram; güzellikler, barış ve huzur getirir bütün dünyaya. (Zagros Çetinkaya – İZNEWS)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...