GAZETE SOKAK – Koronavirüsün yarattığı sosyo-kültürel ve psikolojik tahribatlara dikkati çeken psikolog Onur Çakı, “koronafobi” denilen yeni bir kavramın insan hayatına girdiğini belirterek, “Koronavirüs ile ilgili kaygıların hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin” dedi.

Dünyayı tehdit etmeyi sürdüren koronavirüs (Kovid-19) salgınının insan psikolojisi üzerindeki etkilerini değerlendiren psikolog Onur Çakı, ruhsal sağlığı korumanın yollarını anlattı. Salgın virüsün insan yaşamında sosyo-kültürel ve psikolojik anlamda tahribatlar yarattığına işaret eden Çakı, “koronafobi” denilen yeni bir kavramın insan hayatına girdiğini söyledi. Söz konusu yeni durumun paranoyak düşüncelerin ortaya çıkmasına neden olduğunu belirten Çakı, “Hayatımıza hızlıca yayılan koronavirüs ile ilgili kaygıların, hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin” dedi.

NEREDEYİM VE NEREYE GİDİYORUM?

Virüse karşı alınan “Evde kal” tedbirine ve yaşam alanlarının kısıtlanmasına değinen Çakı, bu durumun yarattığı olumlu sonuçlara dikkati çekerek, “Birey ben neredeyim ve nereye gidiyorum sorusu ile karşılaştı. İkinci olumlu yanı ise işkolik ebeveynlerin çocuklarıyla iyi iletişim kurmalarına ve yakından ilgilenmesine sebep oldu. Özelikle anne ve babanın çocuğuyla iletişim kurma noktasında belirgin bir şekilde kendilerini göstermeye neden oldu. Bireyin kişisel gelişimini ve etkileşimini olumlu yönde etkiledi. Kişinin kendisine ait bilmediği yönlerini ortaya çıkarmasına sebep oldu” diye konuştu.

ANKSİYETE, DEPRESYON, KORONAFOBİ

Koronavirüsün yarattığı olumsuz sonuçları 3 başlık altında toplayan Çakı, bunları anksiyete (korku, endişe, stres, kaygı,), depresyon ve koronafobi olarak sıraladı. Salgın virüsün dünya gündemini meşgul ettiği ilk günden bu yana, insan anksiyetesinin oransal olarak yükseldiğini belirten Çakı, “Depresyon yönünden ele alındığı zaman ise beyin işlevlerinde bozulma ve düzensizliklerin yansıması olarak duygu, düşünce, davranış ve bedensel işlevlerin bozulmasının ortaya çıkması söz konusu. Özelikle karamsar-kederli duygu durumu, kötümser düşünce içeriği, çaresizlik hissi ve hayattan zevk almama belirtileri olarak değerlendirilebilir. Koronafobi ise insanların kimseye güvenmeme, hiçbir kanıt olmamasına rağmen tehdit altında olma, sosyal olarak izole olma, aşırı şüpheci olma, temelsiz komplo teorilerine inanma gibi paranoyak düşüncelerin tamamı olarak karşımıza çıkıyor” diye belirtti.

‘ÇOCUKLARI DAHİL EDİN’

Evde geçirilen zamanı doğru programlamak, verimli hale getirmek ve ruh ile beden sağlığını aynı oranda güçlü tutmak gerektiğini dile getiren Çakı, her bireyin yaş fonksiyonuna göre farklı sosyal yaşam aktiviteleri geliştirilebileceğine vurgu yaptı. Çocuklar ve yetişkinler olarak üzere yaş gelişimine göre ikiye ayıran Çakı, “Öncelikle çocuklar için konuşursak, yapacağınız işlere çocukları dahil edin. Çocuklarla sohbet edin. Ev işlerini eğlenceli hale getirip, çocuğunuza sorumluluk yükleyebilirsiniz. Bunun gibi aktiviteler yaparak hem kaliteli zaman geçirmiş olursunuz hem de çocuğunuzun bir şeyler öğrenmesi için fırsat vermiş olursunuz. Kitabı bazen siz okuyun bazen çocuğunuz okusun ve okuduğu zaman duraksatın ‘Sen kitabın kahramanı olsaydın sen ne yapardın?’ diye sorun. Bunun çocuğun akademik ve duygusal gelişimine katkısı olacaktır” dedi. Çakı, yetişkinler için de kitap okumayı, spor yapmayı ve resim çizerek zamanı daha eğlenceli hale getirmeyi önerdi. MA / Barış Dönmez – Mesut Bağcı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...