GAZETE SOKAK – Sendikaya üye oldukları için işten atılan ve 49 gündür oturma eyleminde olan TARİŞ işçileri, yeni yıla mücadeleyle gireceklerini ve kazanacaklarını söyledi.

İzmir’in Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki TARİŞ fabrikasında çalışırken Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Türkiye Gıda Sanayi İşçileri Sendikası’na (Gıda- İş) üye oldukları gerekçesiyle 7 işçi 6 Kasım’da işten çıkarıldı. İşten çıkarmaların devam edeceğinin belirtilmesi üzerine işçiler, Gıda-İş Sendikası temsilcileri ve işten çıkarılan 7 işçi öncülüğünde yağmur, soğuk demeden 49 gündür fabrika girişinde oturma eylemini sürdürüyor. Her sabah saat 08.00’de oturma eylemine başlayan işçiler akşam saat 18.00’e kadar fabrika önünden ayrılmıyor. 2019 yılına sayılı günler kala TARİŞ işçileri, yeni yılın işçi yılı olacağını belirterek, mücadeleye devam edeceklerini dile getirdi.

‘BÜTÜN GİRİŞİMLERİMİZ SONUÇSUZ KALDI’

Sendika üyesi oldukları için işten atıldığını vurgulayan Cem Güdücü, 49 gündür oturma eylemlerini devam ettirdiklerini söyledi. İlk gün ki gibi eylemlerinde kararlı olduklarını belirten Güdücü, işlerini geri alıncaya kadar mücadelelerinin devam edeceğini söyledi. İşveren ile yapılan bütün görüşmelerin sonuçsuz olduğunu ifade eden Güdücü, “İşverenle görüşmeler de her türlü kanal denediler. İşveren bütün görüşmelere kapalı ve sendikayı içeri koymamak adına elinden gelen her şey yapıyor. Benim babam içerde yönetici ve TARİŞ babamı dahi bu kuruma almadı. Bizim çıkış kartlarımızın arkadasın da babamın imzasını kullanmışlar. Bu eylemimiz ne zamana kadar sürer bilmem ama onlarda pes edecektir. 2019 yılı bizim açımızdan ve işçi yılı açısından inşallah iyi olur. Bütün işçiler çalıştıkları iş yerlerinde sendikaya üye olsun. Mücadeleyi kazanır işimize döneceğimiz bir yıla gireceğimizi düşünüyorum. Haklı bir mücadele için buradayız” diye belirtti.

‘MÜCADELEMİZ SONUNA KADAR DEVAM EDECEK’

Ege’nin her kentinde işçi eylemlerinin olduğunu hatırlatan Güdücü, şöyle devam etti: “Türkiye’de çok fazla hak talebi edip direniş yapan işçi var ve her geçen yıl sayıları çoğalıyor. Bunun tek sebebi ekonomik sebeplerdir. İnsanların alım güçleri düşük ve ülkede enflasyon her geçen gün artıyor. Bu toplum eninde sonunda ekonomik kriz nedeniyle patlayacak. Herkes sokaklara çıkıp hak ve hukuk arayışına girecek. İşçi sınıfı ne zaman ekonominin gerisinde kalırsa o zaman daha sıkı mücadeleye başlayacak.”

‘YENİ YILDA DİRENİŞ MEVZİMİZDE OLACAĞIZ’

7 yıldır kimyager olarak fabrikada çalışan Murat Yılmaz da, bütün günlerinin dayanışma ve ziyaretler içinde geçtiğini söyledi. 2019 yılının işçi yılı olacağını dile getiren Yılmaz, “2019 yılı işçi sınıfının haklı mücadelesinin yeni zaferler ile taçlandığı bir yıl olacaktır. Sendikal mücadelenin ve sermayenin iktidar tarafından engellendiği bugünlerin geride kalmasını işçi sınıfının birlik mücadele dayanışma içinde olması gerekir. Bazı kesimler yeni yıla eğlenirken girerken biz ise yeni yılda direnişimiz ile gireceğiz. Biz farkındayız ki; işçi sınıfı mücadelesinin bir parçasıyız. Taleplerimiz karşılanıncaya kadar direnişimiz devam edecektir. Burada atılan işçi arkadaşlarım ile beraber büyük insanlık sofrasında yerimiz aldık ve mutluyuz. 1980 öncesinde de TARİŞ direnişi vardı ve kazanıldı. Eylem yaptığımız alan bizim direniş mevzimizdir. Yeni yılda da mevziimi bırakmayıp direneceğiz. Bütün halkımızın dayanışmaya davet ediyor, bu dayanışma ruhu ile zaferi kazanacağımızı belirtmek isterim” diye konuştu.

‘KRİZİN FATURASINI BİZ ÖDEMEYECEĞİZ’

DİSK Gıda-İş Ege Bölge Temsilcisi Mashar Uzbek ise, işverenin TARİŞ fabrikasını kendi şirketi gibi gördüğünü ifade ederek, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti. AKP hükümetinin “Kriz yok” söylemlerine dikkat çeken Uzbek, krizin açık bir şekilde var olduğunu söyledi. Krizin içinden çıkılmayacak bir hal aldığının vurgulayan Uzbek, şunları söyledi: “Bununda faturasını işçi ve emekçilere kesmek istiyorlar. İşçi ve emekçilerin alan mücadelesi ve grevleri çoğalmış durumdadır. Birçok sendikanın sendikal hakkı tanınmıyor. Anayasanın 51. maddesi bugün Türkiye’de uygulanmıyor. Daha çok işçinin işten atıldığı, daha çok işçinin isten atılmaya devam edeceği ve sendikal işçilerin işçi hakları kabul edilmediği ya da daha önce sendikalaşmış toplu sözleşme yapmış işyerlerinin birçok iş yerinde de işçilerin emekçilerin kabul edilmeyeceği bir dönemden geçiyoruz. O yüzden işçi emekçiler kendi haklarına sahip çıkmak için talepleri doğrultusunda mücadele etmeye devam edecektir. İnsanca yaşa, insanca ücret istiyoruz. Bugün krizin yükü işçi ve emekçilere yüklenmek isteniyor. Bu krizi biz yaratmadık biz ödemeyeceğiz elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz.” MA / Ruken Demir – Ayşe Sürme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...