Pts. Tem 22nd, 2019

Hücreden canlı miting: Siyasi bir rehineyim

Cezaevinde bulunan HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın seçim mitingi konuşması HDP’nin sosyal medya hesabından paylaşıldı. Demirtaş, konuşmasında “20 aydır burada yasa dışı bir şekilde hukuksuz, kanunsuz bir kararla adeta siyasi bir rehine olarak tutuluyorum. Bugüne kadar benim ve arkadaşlarım hakkında hiçbir şekilde adil yargılama yapılmadı. Bütün mahkemelere siyasi baskılar uygulanarak hukukun üstünlüğü ilkesi ihlal edildi” dedi.

[Haber görseli]Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada miting yapacağını duyurdu. Demirtaş, mesajında “Herkese günaydın. Sanırım dünyada ilk kez, bir cumhurbaşkanı adayı cezaevinden miting konuşması yapacak. Bugün saat 11.00’de HDP sosyal medya araçlarından sizlere sesleniyorum. Görüşmek üzere…” ifadelerini kullanmıştı

Demirtaş’ın paylaştığı mesaj şu şekilde:

Selahattin Demirtaş

@hdpdemirtas

Herkese günaydın. Sanırım dünyada ilk kez, bir cumhurbaşkanı adayı cezaevinden miting konuşması yapacak. Bugün saat 11.00’de HDP sosyal medya araçlarından sizlere sesleniyorum. Görüşmek üzere…

Selahattin Demirtaş’ın seçim mitingi konuşması HDP ‘nin sosyal medya hesabından paylaşıldı.

“CEVAP HAKKIMI KULLANMAM BİLE MÜMKÜN DEĞİL”

“Ben kendimi şanlı hissediyorum. Telefonda eşiyle propaganda yapabilen tek aday benim” diyen Demirtaş’ın yaptığı konuşma şu şekilde:

Öncelikle sesimin ulaştığı her yere, herkese yürek dolusu selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. 20 aydır burada yasa dışı bir şekilde hukuksuz, kanunsuz bir kararla adeta siyasi bir rehine olarak tutuluyorum. Bugüne kadar benim ve arkadaşlarım hakkında hiçbir şekilde adil yargılama yapılmadı. Bütün mahkemelere siyasi baskılar uygulanarak hukukun üstünlüğü ilkesi ihlal edildi. Elim kolum bağlıyken her gün televizyonlarda gazetelerde Hükümet temsilcileri bana yönelik iftira kampanyalarına hız kesmeden devam ediyorlar. Cevap hakkımı kullanmam bile mümkün değilken her türlü karalamayı yaparak siyasi tezgahlarını sürdürüyorlar.

“TÜRKİYE YARI AÇIK CEZAEVİNE DÖNÜŞTÜ”

Ancak siz bütün gerçeklerin farkındasınız. Bunu biliyor, görüyorum. Benim durumum sadece bir örnektir. Bugün artık ülkenin tamamı, yurttaşlarımızın tümü adaletsizliğin mağduru haline gelmiş durumdadır. Adaletsizlik sadece adalet saraylarında yaşanmıyor. Hastanelerden üniversitelere, tarlalardan, fabrikalara, devlet dairelerinden sokaklara kadar her yerde herkese karşı adaletsiz uygulamalara tanıklık ediyoruz. Türkiye yarı açık cezaevine dönüştürüldü malesef. Bununla tam bir korku toplumu, korku imparatorluğu inşa etmek istiyorlar.

“KORKMANIN ZAMANI DEĞİLDİR”

Oysa devletin işi yurttaşları korkutmak değil hizmetkarı olmaktır. Fakat son yıllarda yaşanan antidemokratik uygulamalar Türkiye toplumunu dünyanın en mutsuz en karamsar halkına dönüştürdü. Ülkemiz kendi içinde kamplara, kutuplara ayrıştırılıp paramparça edilirken dışarıda da yalnızlaşıp itibarsızlaşan bir duruma getirildi. Elbette hiçbirimiz böyle kötü bir yönetimi hak etmiyoruz. Dünyanın en güzel, en zengin toprakları üzerinde yaşayan yurttaşlar olarak Ne mutsuzluğu ne de yoksulluğu asla hak etmiyoruz. Bu bizim kaçınılmaz kaderimiz değil. Buna mecbur yada mahkum değiliz. Şimdi hep birlikte el ele verip geleceğin demokratik Türkiye’sini yeni yaşamını mutlu özgür bir hayatı inşa edebiliriz. Umutsuz olmanın yılgınlığın, korkmanın zamanı değildir. Ülkemizin bütün sorunlarını barışarak, dayanışarak, birlik içinde çözebiliriz. Hiçbir yurttaşımızı düşman gibi görmeden ötelemeden, örselemeden yürek yüreğe verip büyük bir kardeşlik ülkesi olacağız. İnsanları partilerine, mesleğine, kimliğine göre ayırmayacağız. Devlette tam demokrasi ve hukukun üstünlüğünü egemen kılacağız. Devlet hepimizin devleti, ülke hepimizin ortak vatanıysa herkese eşit ve adil davranan bir yönetim oluşturmak da bizim boynumuzun borcudur. Kimse kendini üvey evlat gibi hissetmesin, ayrımcılığa uğramasın diye 81 milyonu kucaklayacak yepyeni bir politikayı hayata geçireceğiz. Zengin topraklarımızdan, denizlerimizden, tarihi ve kültürel mirasımızdan tam kapasite yararlanacağız. Betona ve gereksiz inşaatlara değil, toprağa, emeğe, alın terine, üretime, bilime yatırım yapacağız. Ve bu yoksulluğu mutlaka yeneceğiz. Türkiye gibi zengin bir ülkede sefalet içinde yaşamaya mecbur bırakılan milyonların utancı ülkeyi yönetenlere aittir. Ülkemizi bu utançtan mutlaka kurtaracağız.

“DEMİRTAŞ ÇAPADADIR, FINDIKTADIR, İŞTEN ATILMIŞTIR, İŞSİZDİR”

Hepimiz şimdi daha umutlu, daha çoşkulu bir tempoyla seçimlere hazırlanıyoruz. Ben burada dört duvar arasındayım ama binlerce Demirtaş şimdi tarlalardadır, çapadadır, fındıktadır. Demirtaş şimdi maden ocağında atölyededir. Derste amfide, meydanlarda, alanlardadır. İnşaatta, şantiyede, grevde direniştedir Demirtaş. İşten atılmıştır, işsizdir, yoksuldur Demirtaş. Gençtir, kadındır, çocuktur, Türk’tür, Kürt’tür, Çerkes’tir, Pomak’tır, Boşnak’tır, Alevi’dir, Sünni’dir ama ille de umutludur. Halaydadır, “Govenddedir”, horondadır Demirtaş. Edirne’de hücrede tutulan değil, sizsiniz Demirtaş. Kendinize güvenin, kendinizi onurlandırın. Kendinize verin oyunuzu. Bir oy HDP’ye bir oy Demirtaş’a deyin. Unutmayın bir oy çok şey değiştirir. Ancak seninle değişir güzel kardeşim. Şimdi daha güzel günler adına değişim zamanıdır. Hadi birlikte kazanalım. Hepinizi özlemle, hasretle selamlıyorum. Mutlaka kazanacağız ve özgür günlerde mutlaka görüşeceğiz. (Cumhuriyet)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler