GAZETE SOKAK – Diyarbakır merkezli, gazeteci ve siyasetçilere yönelik operasyonda gözaltına alınan gazeteci Esra Solin Dal, kentte yapılan her operasyonda evinin basıldığını ve bunun rutin hale getirildiğini söyledi. Dal, yaşadığı bu durumun Türkiye’deki basın özgürlüğünün geldiği nokta olduğunu belirtti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan iki ayrı soruşturma kapsamında 9 Ekim’de gazeteciler ve siyasetçilere dönük operasyonda gözaltına alınan gazetecilerden Esra Solin Dal, son iki yılda kentte yapılan her operasyonda gözaltına alınıyor. Darbe girişimi ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan günlük Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat gazetesi dağıtımcısı olduğu 28 Ağustos 2016’da, polislerce “Binaya gelen ve gidenlerin çok olduğu” gerekçesiyle yapılan baskında 27 dağıtımcı ile birlikte gözaltına alındı. Dal, emniyette ifadesinin alınması ardından serbest bırakıldı.

İHBAR İDDİASI

Diyarbakır’da İl Emniyet Müdürlüğü’ne yönelik bombalı saldırı ardından kentte 11 Nisan 2017’de yapılan operasyonlar kapsamında evine yapılan baskınla gözaltına alınan Dal, yine emniyet ifadesinin alınması ardından operasyonla ilgisinin bulunmadığının açığa çıkması üzerine serbest bırakıldı. 21 Mart 2018 Newroz günü yapılan ev baskınlarında hakkında ihbar olduğu gerekçesiyle bir kez daha gözaltına Dal’ın bu kez kamerasına da el konuldu. Dal, emniyette ifadesi alındıktan bir gün sonra serbest bırakıldı

Kentte son olarak 9 Ekim’de gazeteci ve siyasetçilere dönük operasyonda gözaltına alınan Dal, yaptığı haberler ve haber kaynakları ile yaptığı telefon görüşmeleri ile suçlandı.

HABER KAYNAKLARIYLA GÖRÜŞME SUÇ OLDU

Dal’a, emniyet ifadesinde Ermeni soykırımının 103’üncü yıldönümüne ilişkin haber kaynağı olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı Yöneticisi Gafur Türkay ile yaptığı telefon görüşmesine ait tape ve Türkay’ın kim olduğunun sorulması dikkat çekti. Dal’a yöneltilen bir diğer suçlama ise 24 Haziran seçim çalışmaları sırasında HDP’li adayların katıldığı cenaze töreninde haber takibi yaptığı sırasında çekilen fotoğrafı oldu.

‘HER OPERASYONDA EVİM BASILIYOR’

İlk olarak Azadiya Welat gazetesi dağıtımcısı olduğu dönemde gözaltına alınması ardından kentte yapılan her operasyonda evine baskın yapıldığını ve bunun rutin hale getirildiğini ifade eden Dal, “Ben bir gazeteciyim, Diyarbakır’da yaşanan her olayda ve her operasyonda evim belirli bir adres gibi basılıyor. Kim olduğum, ne olduğum ve ne iş yaptığım açık ve net bir şekilde ortada. Bunu her defasında belirtmeme rağmen bir önemi yok. ‘Talimatı uyguluyoruz’ açıklamasıyla karşıma çıkıyorlar” dedi.

BASKIN GEREKÇESİ BAŞKA, SUÇLAMA BAŞKA

Dal, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen bombalı saldırı ardından şüpheli sıfatıyla skandal bir şekilde evine baskın yapılarak gözaltına alındığını ancak çıkarıldığı savcılıkta sosyal medya paylaşımları ile suçlandığını dile getirdi. 21 Mart 2018 Newroz sabahı tekrar evine baskın yapıldığını “Hakkında ihbar var” gerekçesiyle gözaltına alındığını ancak emniyet ifadesinde kendisine ait olmayan Facebook sayfasının sorulduğunu söyledi.

GAZETECİLİK SUÇ İSE…

Diyarbakır’da her operasyonda bir gazetecinin evinin basılmasının Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığının göstergesi olduğuna işaret eden Dal, “Ellerinde tatmin edici bir gerekçe olmadan evinizi basabiliyorlar. Bir buçuk yıldır sürekli aynı durumu yaşıyorum” diye konuştu. Diyarbakır merkezli operasyon kapsamında gözaltında kendisine yöneltilen suçlamaların haber kaynakları ile yaptığı görüşmelerden oluşturulduğunu söyleyen Dal, “Ben bir gazeteciyim. Bir gazetecinin neyi konuşması gerekiyorsa onun dışında bir diyalogum olmadı. Gazetecilik suç ise bunu yasalar çerçevesinde bize anlatsınlar. Bizlerde ona göre hareket edelim” diye tepki gösterdi.

‘GAZETECİ KİMSEDEN TALİMAT ALMAZ’

İfadesi sırasında kendisine tanımadığı isimlerden talimat aldığı yönünde suçlamalar yöneltildiğini aktaran Dal, şunları söyledi: “Bir gazeteci kimseden talimat almaz. Hiç bir zaman talimat almadım ve bu söz konusu bile olamaz. Ajansımızın habercilik çerçevesinde belirlediği gündemler dışında kimsenin talimatı ile haber yapmadım. Gazetecinin talimat alması habercilik ahlakına aykırıdır.” (Kaynak: MA – Özgür Paksoy)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...