CİVAN DEĞER (GAZETE SOKAK – ÖZEL) Seçim çalışmaları kapsamında halkı ziyaret ederek bayramlarını kutlayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Av. Ayşe Acar Başaran yaptığı açıklamada coğrafyamızda; huzurun, barışın, demokrasinin ilerleyeceği nice bayramları ülkede yaşayan bütün halklarla beraber kutlayacakları günü sabır ve özlemle beklediklerini söyledi.

“BATMANLILARIN BAYRAMINI KUTLUYORUM”

Batmanlıların Ramazan bayramını kutlayan HDP Batman Milletvekili Acar Başaran, 24 Haziran’da yapılacak seçimin çalışmalarına da değinerek,  “Seçim çalışmalarımız halkla bir araya gelmenin bir vesilesi oluyor. Biz Halkların Demokratik Partisi HDP olarak sadece seçimden seçime halkımızı ziyaret etmiyoruz. Tam aksine sürekli halkımızla beraberiz” dedi.

“24 HAZİRAN’DA DEMOKRASİ VE BARIŞ BAYRAMINI KUTLAYACAĞIZ”

Önceki dönemlerde, milletvekilliği süresince defalarca Batman esnafını ziyaret ettiğini ve sorunlarını dinlediğini belirten HDP’li vekil Ayşe Acar Başaran 24 Haziran’da halkla beraber demokrasi ve barış bayramını kutlayacaklarını ifade etti. Ayşe Acar Başaran “Ben onlarca defa Batman esnafını ziyaret edip sorunlarını dinledim. Türkiye’nin içinde bulunduğu politik sürece baktığımız zaman son 3 yılda yaptığımız 4. Seçimi gerçekleştiriyoruz. Bu son da olmayacak gibi görünüyor. Biz her seçimde insanlara gidip politikalarımızı anlatmakla beraber onların da fikir ve görüşlerini alıyoruz. 24 Haziran’da yapılacak seçimin çok şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkaracağını düşünüyorum. Batman açısından da bunu görebiliyoruz. Çünkü gittiğimiz her yerde, devletin bütün kurumlarının AKP lehine çalışıyor olması, insanların üzerindeki baskılar, OHAL koşullarının yarattığı ağırlığa rağmen çok büyük bir coşkuyla halkımız tarafından karşılanıyoruz” diye konuştu.

“SIFIR BARAJLA BÜTÜN PARTİLERİN SEÇİMLERE GİRMESİNİ SAVUNUYORUZ”

Ülkede bulunan bütün siyasi partilerin seçimlere sıfır barajla katılması gerektiğinin altını çizen HDP’li vekil Ayşe Acar Başaran, “Barajının ittifaklar lehine değil bütün partiler lehine düşürülmesini istiyoruz, sıfır barajla bütün partilerin seçimlere girmesini savunuyoruz. Ya da yüzde bir gibi küçük bir barajın olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’de hiç gündeme bile gelemeyecek kadar küçük partiler bile bugün ittifak nedeniyle gündeme geliyor. Ama bizim gibi 6 milyon seçmenin oyunu almış bir parti şu anda baraj tehlikesiyle karşı karşıya getirilmek isteniyor. Bu yaklaşım HDP’ye ve Kürt halkına büyük bir haksızlıktır. Düşünün Büyük Birlik Partisi’ne baraj ok. Küçümsemek adına söylemiyorum ama bütün oy verenlerini toplasanız bizim cezaevindeki yöneticilerimiz kadar bir seçmen kitlesi yoktur. Fakat bugün Diyarbakır’da AKP listesinden meclise girecekler ve kendilerini ifade edebilecekler. Etsinler, herkesin kendini ifade etme hakkı var. En küçük bir parti varsa o da gelip mecliste kendini ve seçmenini temsil edebilmelidir. Bizim HDP olarak bakış açımız zaten bu. Ama bu durumun sadece ittifaklar lehine uygulanması büyük bir haksızlıktır. Baraj bir tek Kürt’lere ve HDP’ye kaldı ve bizim için uygulanıyor. Son yapılan anayasa değişikliklerinde bizim muhalefet şerhlerimizi, bakış açımız bunun üzerine kurduk. Yani barajın tamamen kaldırılması ya da belli bir limite çekilmesi gerekir. Demokratik ülkelerde uygulanan limitelere çekilmesini istedik” ifadelerini kullandı.

“TEK AMAÇLARI HDP’Yİ BARAJ ALTINDA BIRAKMAK”

AKP’nin bitme noktasına geldiğini ve kendini kurtarmak için de çareyi HDP’yi baraj altında bırakmakta aradığını anlatan Ayşe Acar Başaran şunları söyledi:

AKP genel başkanı Erdoğan’ın basına yansıyan bir görüntüsü vardı. Görüntüde Erdoğan açık bir şekilde HDP’nin baraj altında bırakılmasını istiyor. HDP’nin baraj altında kalması ise meclis aritmetiğini tamamen değiştireceği gibi kangrenleşen demokrasi, paralelinde ülkeye kan kaybettirmeye devam edecektir. HDP baraj altında kalırsa AKP – MHP ittifakı 407 milletvekili alıyor. HDP baraj altında kalmazsa en fazla alacakları milletvekili sayısı 276 olacak. Bu anlamda meclisin bütün aritmetiğini değiştirecek bir gücümüz var. Buradan da anlaşılacağı gibi bütün oyunlar HDP’yi baraj altında bırakacak şekilde kurgulanmış. Bu anlamda ulusal medyada da yer alamıyoruz. Büyük bir baskı ve zulüm altındayız ama meclisin yapısını belirleyecek güç de HDP’nin elinde ve herkes bunun farkında. Erdoğan’ın bu kadar hırsla bizi baraj altında bırakmak istemesinin amacı; aslında elimizde bulunan ve halktan aldığımız demokratik güçten kaynaklanıyor. Bugün baraj kalkarsa kesinlikle daha fazla oy alabiliriz.

KAYYUMCU ZİHNİYET BUGÜN DE BİZİ BARAJ ALTINDA BIRAKMAYA ÇALIŞIYOR

HDP’li belediyelere haksız yere atanan kayyumlara da değinen Ayşe Acar Başaran, kayyumcu zihniyetin bugün HDP’yi aynı mantıkla baraj altında bırakmak istediğini ve bu vesileyle kendini kurtarmaya çalıştığını aktararak, HDP’nin Batman’da mevcut olan 5 milletvekilini alabileceğini, bunu başarabilecek güce sahip olduğunu ve gerekli oy potansiyeline de kolaylıkla ulaşabileceğini vurguladı.

ASLINDA RESMİ OLMASA DA HDP’YE FİİLİ OLARAK KAPATILMIŞ BİR PARTİ MUAMELESİ YAPILIYOR

Partisinin binlerce yöneticisi, 2 Eş Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı adayı, onlarca belediye eş başkanın cezaevinde olduğu bir süreçten geçtiğini hatırlatan Ayşe Acar Başaran şöyle devam etti:

Bütün etkinliklerimiz illegalize ediliyor, saldırıya uğruyor. AKP iktidarı fiiliyatta partimizi kapatmış ama halkımızın iradesiyle ayaktayız. Halkımızın inancı sayesinde ayaktayız, yoksa bu kadar saldırıya hiçbir parti dayanamazdı. Bugün iktidar bizi baraj altında bırakmak için bütün çabasını harcıyor. İktidar seçim çalışmalarını yürütmek yerine bizi baraj altında bırakma çalışması yapıyor. ‘Nerede, kaç vekili nasıl çıkartırım’ çalışmasını bir kenara bırakıp bizi baraj altında bırakmanın çabası içerisinde.

“6-8 EKİM İLE İLGİLİ DEMİRTAŞ HAKKINDA AÇILAN BİR DAVA YOK”

Demirtaş’ın yargılandığı bazı dosyalar var. Ama 6-8 Ekim ile ilgili Demirtaş hakkında açılan bir dava yok. O dönem hayatını kaybeden insanlarla ilgili bir dava yok. AKP bunu seçim propagandası yapıyor, seçim malzemesi yapıyor.

Sanki 6-8 Ekim, 7 Haziran 2015’ten sonra olmuş gibi bir ifade var her yerde. Bu insanların zekâsıyla dalga geçmektir. Bu kabul edilemez bir şey. 6-8 Ekim olayları 2014’teydi. AKP genel başkanı bu olayların 2015 7 Haziran’da olmuş gibi anlatıyor ve diyor ki ‘bunlar 7 Haziran’da 80 milletvekili çıkardı, halkı sokağa döktü ve Yasin Böğrü hayatını kaybetti’ gibi bir algı yaratmaya çalışıyor. Böyle bir şey yok, zamanı büküyorlar. Bu alenen gerçeğe aykırıdır, buyurun konuşalım dediğimizde karşımıza çıkıp konuşamıyorlar. Koymuşlar Selahattin Demirtaş’ı dört duvar arasına, kendine yönelik bu iddialara da cevap veremiyor.

“MUHTARLARLA VE ZORLA TOPLADIĞI KAMU GÖREVLERİYLE PROPAGANDA YAPIYOR”

AKP genel başkanı yeni bir açıklama yaptı ve diyor ki tutukluysa niye aday yaptılar, adaylık koşulları değiştirilmeli. Böyle talimatları vermesi özgür seçim ilkesine aykırıdır. Bir aday devletin bütün olanaklarını kullanıyor, muhtarlarla ve zorla topladığı kamu görevleriyle propaganda yapıyor. Demirtaş’ınsa bir oy fazla almaması için bütün var gücüyle çabalıyor.

“GİTTİĞİMİZ HER YERDE BÜYÜK BİR COŞKU VAR”

Batman halkı özünü müthiş bir şekilde sahipleniyor. Gittiğimiz her yerde bu sahiplenmeyle karşılaşıyoruz. Gittiğimiz her yerde büyük bir coşku var. 7 Haziran’da bir coşku vardı. Bu dönem daha zor bir dönem ama daha çok büyük bir coşkuyla karşılaşıyoruz. Her yerde yoğun bir ilgi var. Bu dönem, halk bizzat her yerde ve birebir mahallesinde, komşusunda, bakkalında, manavında, sosyal medyasında müthiş bir seçim çalışması yürütüyor. Halkın yüreğinde Cizre, Sur ve son olarak da Hasankeyf gibi yerler ağır yaralar, derin izler bıraktı. Eş genel başkanımızın tutuklu olması; insanlarda büyük bir öfke yaratmış. Sürekli dualarla karşılaşıyoruz. Allah bizi bu zulümden kurtarsın diye. Demirtaş’ın fotoğraflarını bağırlarına basıyor, evlerinin en güzel köşesine asıyorlar.

“SEÇİM İTTİFAKI DEĞİL, KÜR’DE KARŞI KURULAN İTTİFAK”

Mesela Kerkük referandumu döneminde AKP genel başkanı Erdoğan’ın açıklamaları Kürt halkının onuruna dokundu. AKP ve MHP ittifakı Kürt’lere karşı oluşturulan ittifaktır ve bu ittifak halkı yaraladı. Bu sadece seçim ittifakı değil daha çok Kür’de karşı kurulan bir ittifaktır.

AKP genel başkanı Erdoğan; Kürt’leri kabul etmeyen hata olmadığını iddia eden MHP ile ittifak yapıyor ve Kürt’lerden de oy bekliyor. Bu temelde daha önce HDP’ye oy vermemiş Kürt’ler bile bugün bunu kabullenemiyor. ‘Bizim vicdanımız bunu kabul etmiyor ve bu sefer HDP’ye oy vereceğiz diyorlar.’

“DEVLETİN OLANAKLARINI SEÇİM İÇİN KULLANMAKTIR”

Vali Batman’daki yoksullara yemek veriyor ve bu yemekte AKP’nin milletvekili adayları da yer alıyor. Bu, devletin olanaklarını seçim için kullanmaktır.

“DAĞITILAN YARDIMLARI ALIN AMA OY VERMEYİN”

Bu aralar bir de yardım dağıtıyorlar. Halka önerim; dağıtılan yardımları alsınlar. O yardımlar kendi ceplerinden çıkan helal paralarla alınıyor. Alsınlar yesinler, çünkü onları malı. Yardımları alın ama oy vermeyin. Türkiye’de hayırlı kapının anahtarı da HDP’dedir. Onun için herkesi HDP’ye oy vermeye davet ediyorum. Tarım ve mevsimlik işçilerinin oy kullanmalarını istiyorum.

20 Haziran’da mitingimize halkımızı ve 7 Haziran mitingini aratmayacak bir kitle bekliyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz