GAZETE SOKAK – Ilısu Barajı’nın faaliyete geçirilmesine tepki gösteren EMO Diyarbakır Şubesi, Hasankeyf’te yapılan yanlıştan dönülmesini, Zilan Deresi ve Mardin’de ise tarih ve doğayı yok edecek projelerin durdurulmasını istedi.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Diyarbakır Şubesi, Ilısu Barajı’nın faaliyeti geçirilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Tarihimizden ve doğamızdan elinizi çekin” başlıklı açıklamada, 12 bin yıldan bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapan, dünya halkalarının mirası olan tarihi Hasankeyf’in büyük bölümü ile çok sayıda köy ve yerleşim yerinin su altında kaldığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Siyasal iktidar, uygarlıklar tarihinden asla silinmeyecek bir utanç belgesine imza atarak, tarihi ve çevreyi katleden Ilısu Barajı’nın ilk ünitesini 19 Mayıs 2020 tarihinde törenle (!) hizmete açtı” denildi.

HALK YERİNDEN EDİLDİ

Açıklamada, “Hasankeyf’in yanı sıra daha bilimsel kazıları bile yapılmayan çok sayıda arkeolojik alan, çeşitli endemik bitki ve hayvan türü ile verimli tarım arazilerini barındıran Dicle havzasının sular altında kalmasına neden olan Ilısu Barajı, yöre halkını da yerinden etmiştir. Hasankeyf’teki bazı anıt eserler taşınmış olsa da, tarihi eserlerin bulundukları yerde korunması ve sergilenmesinin önemi ve birkaç eserle yeni bir Hasankeyf inşa edilemeyeceği gerçeği, tarihi dokunun bozulmadığı iddialarını yalanlamaktadır” ifadelerine yer verildi.

SERMAYE ÇEVRELERİ

Türkiye’nin 2020 Nisan sonu itibariyle 91 bin 565 MW olan kurulu gücü içinde, hidrolik enerjinin 28 bin 503 MW ile yüzde 31 paya sahip olduğu bilgisinin paylaşıldığı açıklamada, “Geçen yıl elektrik tüketimi 303,7 TWh olurken, en yüksek puant talebi 26 Ağustos 2019 itibarıyla 45 bin 324 MW olarak gerçekleşmiştir. Yani 2020 Nisan sonu itibariyle elektrikte ihtiyacımızın iki katından fazla kurulu güce ulaşılmıştır. Oysa ‘yedek elektrik kaynağı’ olarak nitelenen bu gücün yüzde 20-25 civarında olması yeterlidir. Gerçekçilikten uzak enerji projeksiyonları ile yıllardır yapılan yatırımlar sonucu bugün enerjide arz fazlası oluşmuştur. Kamu kaynakları, ihtiyaç duyulmayacak ya da yarı kapasite ile çalışacak termik ya da hidroelektrik santrallar için seferber edilmiş, üstelik alım garantileri verilerek, sermaye çevrelerine yeni kazanç kapıları açılmıştır” vurgusu yer aldı.

ENERJİ MİKTARI

Ilısu Barajı’nın tamamı devreye alınması halinde Türkiye’nin enerji kurulu gücüne katkısının yaklaşık yüzde 1.3 olacağı belirtilen açıklamada, “Kurulu gücümüz ihtiyacı fazlasıyla karşılarken, daha fazla elektrik üretmek adına binlerce yıllık tarih ve çevre gözardı edilerek Ilısu Barajı’nın hizmete sokulmasının açıklanabilir hiçbir yanı yoktur. İnsanlığın ortak mirası olan Hasankeyf, küresel kapitalizm ve neoliberal enerji politikalarına kurban edilmiştir. Siyasal iktidar, binlerce yıllık Anadolu uygarlıklarının bizlere bıraktığı mirası yok ederek, 18 yıllık icraat bilançosuna kara bir sayfa daha eklemiştir. Üstelik açılış, koronavirüs salgını ile mücadele sürecinde ve sokağa çıkma yasağının uygulandığı bir dönemde gerçekleştirilerek, demokratik tepki mekanizmalarının kullanılması da engellenmiştir” denildi.

İKTİDARIN DOĞAYA BAKIŞI

Açıklamada, Mardin’de tarihi alana yapılmak istenen RES (Rüzgar Enerji Santrali) ile Danıştay’ın kararına rağmen Van’da Kürtlerin toplumsal hafızası açısında önemli bir yer tutan ve doğayı tahrip edecek Zilan Deresi üzerine yapılmak istenen HES’in (Hidro Elektrik Santrali), iktidarın tarih ve doğaya bakışını bir kez daha ortaya koyduğu kaydedildi.

PROJELERİN DURDURULMASI TALEBİ

Açıklamada, Hasankeyf’te yapılan yanlıştan bir an önce dönülmesini, Van Zilan Deresi ve Mardin’de yapılmak istenen, tarih ve doğayı yok edecek projelerin de derhal durdurulması talep edildi. MA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...