Muhittin BOTAN

GAZETE SOKAK – VAN (ÖZEL HABER) Ülkenin dört bir yanında yer alan öğrencilerin EBA’dan yararlanma imkânının aynı olmadığını söyleyen Eğitim Sen Van Şube Başkanı Murat Atabay, “Evinde akıllı telefonu olmayan çok sayıda aileler var. Yaşadığımız bilgi çağında internet erişimi olmayan köyler var” dedi.

‘KIRSAL KESİMİN EBA’YA ERİŞİMİ YÜZDE 5’

Van’ın kırsal kesimlerinde bulunan öğrencilerin yüzde 95’nin derslere katılabilmesi için gerekli teknolojik araçlarının ve internet erişinin olmadığına dikkati çeken Murat Atabay, “Van’da kırsal kesimin EBA’ya erişimi yüzde 5’tir. Geri kalan yüzde 95’lik kesim derslere katılamıyor. Kent merkezlerinde ise erişim yüzde 20’lerdedir. En merkezi ilçe olan İpekyolu’nda erişim yüzde 50 oranındadır” diye belirtti.

‘MESELE DAR ŞEKİLDE ELE ALINIYOR’

Meselenin dar çerçevede ele alındığını, oysa olayın çok daha karmaşık ve kapsamlı olduğunu aktaran Atabay, “Özellikle okulların kapatıldığı dönemi iyi irdelemek gerekiyor. Meseleyi salt uzaktan eğitim yararlı mı, değil mi ekseninden çıkartmak gerekiyor. Okulların tatil edilmesi ile birlikte eğitim velilere kaldı. Bu konuda velilere yeterli bilgi desteği verilmedi” ifadelerini kullandı.

‘AİLE RUHSAL VE PSİKOLOJİK OLARAK YIPRANDI’

Meselenin çok kapsamlı ve bütünlüklü olduğunun, olayın ruhsal ve psikolojik yönünün mutlaka ele alınması gerektiğinin altını çizen Atabay, “Çocuğun okulda geçirmesi gereken zamanı evde geçirmeye başlaması ve bir de buna çocuğun eğitiminin dahil olması çalışan anne-babaları çok ciddi derecede olumsuz etkiledi. Tam da bu noktada aile içi kavgalar yoğunluk kazandı. Şiddete uğrayan, cinayete kurban giden kadınlar oldu maalesef. Bu konu neredeyse hiç irdelenmedi. Çocuğun evde kalması ve eğitimini evde devam ettirmesi ile birlikte hem anne-babanın, hem de çocuğun psikolojisinde ciddi bir yıpranma meydana geldi” diye ifade etti.

‘AİLELERİN VE ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİK DESTEĞE İHTİYAÇLARI VAR’

Meselenin pandemi ve eğitim eksenine sıkıştırıldığının önemine değinen Atabay, şunları söyledi:

Olay bunun çok çok ötesinde. Anne-babanın da çocukların da çok ciddi derecede psikolojik desteğe ihtiyaçları var. Her şeyden evvel dışarıda veya okulda arkadaşları ile birlikte zaman geçirmeleri gerekirken, evde kalarak, sanki cezalandırılmışçasına odasında zamanlarını geçirmek durumunda kalan çocukların mutlaka bir psikolojik desteğe ihtiyaçları vardır. Belki etkileri bu gün ortaya çıkmaz, ama ileriki yıllarda mutlaka bunun etkisi ortaya çıkacaktır ki o zaman çok geç olabilir. Aynı şeyin anne ve baba için de geçerli. Anne çalışıyorsa, işi aksamıştır, çalıştığı için çocuğuna gereken zamanı ayıramamıştır. Çocuğuna gereken zamanı ayıramadığından eşi ile bir takım sorunlar yaşamış, kimi kadınlar da aile içi şiddete maruz kalmıştır. Tüm bunlar ebeveyn psikolojisini olumsuz etkilemiş, dolayısıyla psikolojik destek verilmesi gerekiyor. Hükümetin, sendikaların, Milli Eğitim Müdürlüklerinin, diğer Sivil Toplum Örgütlerinin el ele vererek bu sürecin atlatılmasında işbirliğine gitmeleri gerekiyor. El birliği ile işin üstesinden gelinebilir. Üyelerimize dönük destek hattı oluşturduk. Bunun daha kapsamlısına ihtiyaç var. Özellikle çocuk psikolojisinden anlayan pedagoglara ihtiyaç var.

‘KIRSALDA EBA’YA ERİŞİM YÜZDE BEŞİ GEÇMİYOR’

Evinde telefonu olmayandan tutalım da internet erişimi olmayan köylere kadar çok çeşitli sorunlar var. Van’da kırsal kesimlerde EBA’ya erişim yüzde 5 civarında, kent merkezlerinde ise yüzde 20 civarında. En merkezi ilçe olan İpekyolu ilçesinde EBA’ya erişim yüzde 50’yi geçmiyor. Ki İpekyolu ilçesi köy oranı düşük olan ilçelerimizin başında geliyor

Teknolojik araçlara erişimde çok ciddi bir sıkıntı bulunuyor. EBA’nın başarılı olması isteniyorsa, teknolojik altyapının mutlaka bir çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bunun da en iyi yolu, her çocuğa bir tabletin verilmesi ve internet erişiminin sağlanmasıdır. Tabletler ödünç olarak da verilebilir. Eğitim öğretim dönemi bitiminde geri de alınabilir. Batıda teknolojik araç-gereçlere erişim çok daha olanaklı. Alım güçleri de daha iyi. Doğuda ise bu olanaklar oldukça kısıtlı. Zaten verilen istatistiklere de bakıldığında bu bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Batı illerinde uzaktan eğitimde başarılı olma oranı yüzde 60’larda seyrederken, doğu illerinde bu oran yüzde 20’lerde seyrediyor. Bunun da temel nedeni, teknolojik araçlara ulaşımdaki avantaj-dezavantajdır.

‘SORUMLULUK VELİLERİN ÜZERİNE ATILMAMALI’

Bu işin sorumluluğunu üzerinden atmak, sorumluluğu velilere yıkmaktır.

Okulların açılacağı söylentileri giderek artıyor. Ancak baktığımızda okullarda neredeyse hiçbir hazırlık yok. Okulların açılması ile birlikte velilerin çocuklarını okula yollayıp yollamama kararını verecekleri belirtilmektedir. Bu işin sorumluluğunu üzerinden atmak, sorumluluğu velilere yıkmaktır. Okullar yüz yüze eğitime hazır mı değil mi? Mesele burada. Ama baktığımızda neredeyse hiçbir okul eğitim ve öğretime hazır değil. Yapılması gereken yığınla şiy var ama hiçbir şey yapılmış değil. Sınıfların dizayn edilmesi gerekiyor, lavaboların pandemi sürecine göre ayarlanması gerekiyor, ama bunlar yok.

‘OKULLARA ÖDENEK ÇIKARTILMAMIŞ’

Birçok okulumuzda öğretmen arkadaşlarımız kendi imkan ve olanakları ile sınıfları temizlemektedir.

Okullarda en temel sorunun temizlik problemidir. sınıfların, lavaboların düzenli olarak temizlenmesi, hijyen kurallarına uyulması gerekiyor. Ancak bunlar yok. Ödenek çıkartılmamasından tutalım da temizlik personeline kadar böylesi bir hazırlık yok. Birçok okulumuzda öğretmen arkadaşlarımız kendi imkan ve olanakları ile sınıfları temizlemektedir. Öğretmenlerin bireysel çabaları ile bu sorun hal olmuyor.
Okul müdürlerinden okulların temiz olmasını istedik. Gereken imkanlara sahip olmaları lazım ama böylesi bir imkana sahip değiller. Onlar da mecburen işi kılıfına uydurmak durumunda kalıyorlar. Çünkü bütçeleri yok, çünkü temizlik personelleri yok. Velilerden para isteseler, veliden para almak yasalara aykırı ve yasaklanmış. Yani okul idaresinin yapabileceği pek bir şey yok. Öğretmenlerden belli aralıklarla bir miktar para alınıyor, bu da sorunu çözmüyor. İŞKUR’dan okullara gönderilmesi gereken personeller halen gönderilmiş değil. Okulların düzenli olarak dezenfekte edilmesi lazım. Hem malzeme yok hem de bunu yapabilecek personel yok.

‘SERVİSLERİN, OKUL KANTİNLERİNİN DENETLENMESİ GEREKİYOR’

Mesele salt okulun ve sınıfların dezenfekte edilmesi sınırlı değil. Okul servislerinin gerekli şekilde ve sıklıkla denetlenmesi gerekiyor. Servislerin düzenli bir şekilde dezenfekte edilmesi lazım. Aynı şey okul kantinleri için de geçerli. Kantinler açık olacak mı olmayacak mı? Açık olacaksa hem gerekli önlemlerin alınması lazım, hem de dezenfektenin sürekli yapılması gerekiyor.

Yurtların ve pansiyonların da gerekli şekilde denetlenmesi ve tedbirlerin önceden alınması lazım. Bu alanlara ilişkin de ne gibi denetimlerin yapıldığı konusunda bilgi sahibi değiliz. Bu gibi konularda sadece yapılan dedikodular var. Bu işlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve çocuklarımızın sağlığına öncelik verilmesi gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...