GAZETE SOKAK – Kürt Pen Eşbaşkanı Sami Tan, Dil ve Kültür Ağı toplantısında 45 kişilik bir danışma kurulu oluşturulduğunu belirtirken, Yazar Fuat Önen ise yapacakları planın ulusal birliğe olumlu etki yapacağını söyledi.

Diyarbakır’da Kürt yazar, aydın, sanatçı ve siyasetçiler, Kürt kültürü ve dilinin kaybolmaması için geçtiğimiz Cumartesi günü “Dil ve Kültür Ağı” adıyla iki günlük toplantı düzenledi. Toplantı sonunda 7 kişilik sekretaryası bulunan 45 kişilik bir danışma kurulu oluşturuldu. Kürt Pen Eşbaşkanı Sami Tan ve Yazar Fuat Önen, “Dil ve Kültür Ağı” ile ilgili yapacakları çalışmalara ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulundu.

‘DİLİN KORUNMASI ULUSUN KORUNMASIDIR’

Dilin korunması ve gelişmesi için bir plan olması gerektiğini ifade eden Önen, yaptıkları toplantılarda nasıl bir planlama olması gerektiği, dilin bir kimlik haline nasıl getirilebileceği üzerine tartışmalar yürüttüklerini anlattı. Önen, “Bana göre dil bir ulusun esas direğidir. Dilin korunması her zaman ulusun korunmasıdır. Türk devleti yüzyıllardır coğrafya ve milletimizin gerçeğini ortadan kaldırma çabası içerisindedir” dedi.

‘JENOSİDE KARŞI BİR ÇALIŞMA’

Kürt dilinin Kürdistan topraklarında tanımlanması gerektiğini vurgulayan Önen, yaptıkları çalışmaların yüzyıldır devam eden jenoside karşı bir çalışma olduğunu belirterek, “Kürt milletini ortadan kaldırmak istiyorlar. Onun için dilimizi topraklarımızda ve milletimizin gerçekliğine göre tanımlamamız gerekiyor. Dil üzerindeki saldırılar ve atanan kayyumlar birbiriyle bağlantılı. Kayyum atamalarının asıl nedeni HDP değildir. Türk devleti kayyum atamalarıyla ‘belediyelerde kendinizi idare edemezsiniz. Biz sizi yönetiriz hem de zorla yönetiriz’ mesajını veriyor. Bu coğrafya bizim, biz kendi kendimizi yöneteceğiz” diye konuştu.

“Dil herkesin dilidir” diyen Önen, farklı düşünceye sahip siyasi partilere ve kişilere bakılmadan dil için birlik planı yapılması halinde, ulusal birlik üzerinde olumlu bir etki yaratacağını kaydetti.

45 KİŞİLİK DANIŞMA KURULU OLUŞTURULDU

Kürt Pen Eşbaşkanı Sami Tan ise daha önce yaptıkları toplantılara değinerek, bunun bir başlangıç olduğunu belirtti. Geniş kapsamlı bir çalışma grubu oluşturacaklarını, bir atölye kurup farklı kültür ve dil tartışmaları yürüteceklerine işaret eden Tan, “Ona göre bir rapor çıkartılıp bir program hazırlanacak. Birçok kişi ve ilgili kurumların katılımını sağlayacağız. Eğitim konusunda veya toplumsal çalışmalarda ne yapılabilir? Mesleki kurumlar ve sendika ne yapabilir? Buna göre bir program çıkaracağız. Dediğim gibi bu bir başlangıçtı. 45 kişilik bir danışma kurulu oluşturuldu, yakın zamanda daha geniş bir toplantı olacak. Çalışmalarımızla, toplumda dil ve kültüre sahip çıkılması için bir bilinç uyandıracağız. Münakaşalarımız ve muhatabımız halktır. Akıl ve bilinçle dil ve kültürümüze sahip çıkacağız” dedi.

KOORDİNASYON KURULACAK

Yeni neslin Kürt dili ile eğitim alması ve mevcut kurumların güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tan, yapacakları çalışmaları denetlemek için kurumlar arasında bir koordinasyon kurulması önerisi yaptı. Tan, “Çalışmalar kurala uygun hale getirilecek. Herkes başına buyruk hareket etmeyecek. Kurumlar yine çalışmalarını yürütsün ama aralarında ahenkli bir koordinasyon olsun” diye konuştu.

DİL VE KÜLTÜR İHLALİ RAPORU

Aylık ya da üç aylık dil ve kültür ihlali raporu çıkarmayı düşündüklerini belirten Tan, amaçlarının bu raporları hem Türkiye’de hem de dünya kamuoyuyla paylaşarak ihlalleri görünür kılmak olduğunu söyledi. Tan, şunları söyledi: “İnsanlar Kürtçe konuştuğu için öldürülüyor, dövülüyor, kitaplar toplatılıyor ve yasaklanıyor. Bu rapor bir arşiv mahiyetinde olacak. Siyasi çalışmaları, siyasi partiler yapacak. Biz de ‘Dil ve Kültür Ağı’ olarak bir muhatap olacağız. Dil ve kültür üzerindeki saldırıları, bize yapıldığını hissederek ona göre tutum alacağız.”

ULUSAL BİRLİK

Dil ve Kültür Ağı ile ulusal birliğin birbirini tamamlayacağını kaydeden Tan, farklı düşünce ve inançlar temelinde daha güçlü bir Kürt dili ve kültürü ile yan yana gelerek çalışmalarını yürüteceklerini söyledi. Bu çalışmaların siyasi olarak bir yakınlaşmayı getirdiğine dikkat çeken Tan, halkın özgürlüğü ve çıkarlarını esas alan bir program öne çıkaracaklarını, bunun da ulusal birliğin oluşumu için kolaylaştırıcı olacağını ifade etti. MA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...