GAZETE SOKAK – Türkiye’de gazeteciliğin en tehlikeli meslekler arasında yer aldığını belirten DFG, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlayarak gazetecilere yönelik 4 aylık raporunu paylaştı.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), “Dünya Basın Özgürlüğü Günü”ne ilişkin yaptığı yazılı açıklamada 2020’nin Mayıs ayı itibariyle Türkiye’nde 104 gazetecinin tutuklu bulunduğunu kaydetti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1993 yılında 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü ilan ettiğini hatırlatan DFG, açıklamasında, “BM’nin amacı etik gazeteciliği ön plana çıkarmak ve basına yönelik baskıların önüne geçmek olsa da bu durum ne yazık ki gerçekleşmedi. Zira dünyanın dört bir yanında basına yönelik saldırılar artarak devam ediyor. İktidarlar doğru habercilikten rahatsızlık duymaya devam ederken, gerçekleri topluma ulaştırmak için emek harcayan basın emekçileri binbir zorlukla mesleklerini icra etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

BASKI VE SANSÜR TAVAN YAPTI

“Yönümüzü Türkiye’ye çevirdiğimizde ise tüm bu sorunların büyüdüğünü görüyoruz” sözleriyle sürdürülen açıklamada, “Bu durum açıklayacağımız raporda çok net bir şekilde anlaşılacaktır. Türkiye, basın özgürlüğü açısından her dönem kötü bir karneye sahip oldu. İktidarlar değişse de gazeteciler her zaman ya hedef alındı ya da hedef gösterildi. Ancak, AKP’nin 18 yıllık iktidarı döneminde baskılar, engellemeler ve sansür uygulamaları tavan yaptı” denildi.

TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN UZAKLAŞTI

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından hazırlanan 2020 yılı basın özgürlüğü endeksinde Türkiye’nin sıralaması, basın özgürlüğü konusunda içinde bulunulan durumu gözler önüne serdiğine işaret edilen açıklamada, “Gazetecilere yönelik baskıların artığına dikkat çeken RSF, basın özgürlüğü açısından ülkelerin sıralamasını da paylaştı. Buna göre, gazetecilerin en az sorun yaşadığı ülkeler sırasıyla Norveç, Finlandiya ve Danimarka. Listenin son sırasında ise Kuzey Kore yer alıyor. Türkiye de 180 ülke arasında 154’üncü sırada yer aldı. Bu sıralama Türkiye’nin basın özgürlüğünden ne kadar uzaklaştığını gösteriyor” diye belirtildi.

GAZETECİLER HEDEF TAHTASINDA

“2020 yılının ilk aylarında yaşananlara baktığımızda Türkiye’de dünden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz” diye kaydedilen açıklamada, “Gazeteciler halen hedef tahtasına oturtuluyor. Basın emekçilerini engellemek için her türlü yol deneniyor. Gözaltılar, tutuklamalar, soruşturmalar, davalar, hapis cezaları ve daha birçok baskı hız kesmeden devam ediyor. Öyle bir tablo oluşmuş durumda ki, haber yapması gereken gazeteciler yaşadıkları mağduriyetlerle haber konusu oluyor. Birçok gazetecinin son dönemde en çok yaptığı iş kendi meslektaşının maruz kaldığı saldırıyı veya aldığı hapis cezasını haberleştirmek olmuştur” eleştirisi dile getirildi.

‘BASIN BİR VİRÜS DEĞİLDİR’

Basına yönelik baskıların sistematik bir hal aldığına dikkat çekilen açıklamada, iktidara yakın basın dışında tüm basının bu baskılardan nasibini aldığı vurgulandı. Baskıların düzeyinin “Öyle ki, muhalif basının bir parçası olup da hakkında soruşturma veya dava açılmayan gazeteci neredeyse yok” sözleriyle anlatıldığı açıklamada, şöyle devam etti: “Tüm dünyada ilk hedef koronavirüs ile etkin bir mücadele yürütmek iken Türkiye’de gazetecilerin böylesi bir süreçte bile hedef tahtasına oturtulması basın özgürlüğü tablosunu daha da karartmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın basını ‘Virüs’ diye niteleyen açıklaması, baskıların boyutunu göstermek açısından yeterli bir örnektir. Hal böyleyken, bir kez daha hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz; Basın yok edilmesi gereken bir virüs değil, özgür bir toplum için olmazsa olmazlardandır.”

‘GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALIDIR’

Yüzün üzerinde gazetecinin cezaevlerinde bulunduğu, cezaevlerine sıçrayan koronavirüsün bu gazetecilerin can güvenliğini tehdit ettiğinin altı çizilen açıklamada, “Binlerce kişi virüsten dolayı serbest bırakılırken ve bırakılanlar arasında suç, hatta cinayet işlemeye devam edenler varken, tek işleri haber yapmak olan gazetecilerin cezaevlerinde tutulması ne hukuka, ne de basın özgürlüğüne sığmamaktadır. Bir kez daha yineliyoruz; Tutuklu gazeteciler biran önce serbest bırakılmalıdır” çağrısı yapıldı.

‘MESLEKTAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ’

“Özetle, hem yaşanan baskılar hem de uluslararası veriler bize gösteriyor ki, gazetecilik Türkiye’de en tehlikeli meslekler arasında yer alıyor” tespitine yer verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Ancak hiçbir baskı topluma karşı büyük bir sorumluluğu bulunan gazetecilere geri adım attıramayacaktır. Gerçeklerin topluma ulaşması için adımlarımızı her zaman ileri doğru atmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tekrardan tüm gazetecilerin gününü kutluyoruz. Büyük baskılara rağmen sürdürdükleri çalışmalarında meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu tekrarlıyoruz.”

NİSAN AYINDA YAŞANAN İHLALLER

Açıklamayla birlikte, DGF’nin her ay düzenlediği “Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu” da paylaşıldı. Nisan ayı verileri ve 2020 yılı ilk 4 ayında yaşanan hak ihlalleri istatistiklerinin paylaşıldığı rapora göre, 2020’nin Nisan ayında 2 gazeteci gözaltına alındı, 1 gazeteci tutuklandı, 1 gazeteci saldırıya uğradı, 12 gazeteciye soruşturma açıldı, 10 gazeteciye dava açıldı, 1 gazetecinin yargılanmasına devam edildi, 275 internet içeriği ve sitesine erişim engeli getirildi, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) 11 televizyon ve radyoya yayın cezası verdi, 3 gazetecinin ise işine son verildi.

104 GAZETECİ CEZAEVİNDE

Bu yılın Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayı verilerinin de paylaşıldığı rapora göre, bu 4 ay içinde gazetecilerden 29’u gözaltına alındı, 10’unu tutuklandı, 4’ü saldırıya uğradı, 26’sı hakkında soruşturma, 14’ü hakkında dava açıldı, 15 gazeteciye yargılandıkları davadan ceza verildi, 277 site ve içeriğe erişim engeli getirildi, yayın kuruluşlarının 13 içeriği ya sansürlendi ya da RTÜK tarafından yayın kuruluşu cezalandırıldı, 11 gazetecinin ise işine son verildi.

Raporda, Mayıs ayı itibariyle Türkiye cezaevlerinde 104 gazetecinin bulunduğu kaydedildi. MA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...