Organize suç örgütü hükümlüsü Alaattin Çakıcı’ya verilen sınırsız ziyaretçi raporuna ilişkin konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, “Çakıcı’ya sağlanan bu olanak tüm hasta tutsaklara sağlanmalıdır” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Organize Suç Örgütü hükümlüsü Alaattin Çakıcı’ya Kırıkkale Yüksek ihtisas Hastanesi’nden verilen süresiz sağlık kurulu raporunu değerlendirdi. Cezaevlerinde durumu ağır hasta tutuklu sayısının 400’ü geçtiğini, hasta tutuklu sayısının ise bini aştığını hatırlatan Yoleri, Çakıcı’ya tanınan hakların diğer tutuklulara tanınmadığını dile getirdi.

Tutukluların tedavi hakkının engellendiğine dikkat çeken Yoleri, “Hastaneye sevkler engelleniyor. Kampüs tipi hastanelerde kampüs içindeki hastanelerin yetersiz olmasına rağmen diğer hastanelere sevk edilmeden mahpusların bu hastanelerde tedaviye zorlandığı durumlarla karşı karşıyayız. Tıbbi gereklilik olarak serbest bırakılması gereken hatta bu konuda adli tıp raporu olan hastaların serbest bırakılmadığı çok örnek söz konusudur. Hastanede tutulan ağır hastaların refakatçi bulundurulması gereken koşullarda yalnız başına tutulduğuna dair pek çok başvuru alıyoruz. Bu yüzden hapishanelerde sağlık denildiğinde bu açılardan değerlendirilmesi önemlidir” dedi.

‘TUTUKLULAR TOPLUMUN DIŞINA İTİLİYOR’

Tüm iktidarların infaz yaklaşımlarında bir benzerlik olduğunu ifade eden Yoleri, “Özellikle hapsedilen kişilerin ‘suçlu ilan edildiğini’ bu kişilerin ve yargılamaları devam edenlerin bile suçlu olarak görüldüğü ve haklarından hüküm verilmiş gibi davranıldığını pek çok örnekten biliyoruz. Dolayısıyla mahpuslara olumsuz bir gözle bakan, onları toplumun dışına atmayı ve toplumun dışında tutmayı kendisine amaç edinmiş bir cezaevi infaz sistemi söz konusu. Ve bu ceza infaz sistemi içerisinde hastalanan ya da hasta olarak tutuklanmış bulunan hapse girmiş olan kişilerin sağlığa erişimi de aynı mantıkla engellenmektedir” diye konuştu.

‘KİMSE SORUMLULUK ALMIYOR’

Tutukluların tedavi hakkının engellenmesi, yetkililerin bir sorun olarak görmediğine vurgu yapan Yoleri, şöyle devam etti: “Derneğimize yapılan pek çok başvuruya ilişkin devlet yetkilileri ve bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde her bir bakanlık bir başka bakanlığa sorumluluk atarak kendisini yükten kurtarma yoluna gidiyor. Dolayısıyla hasta mahpusların tedavisi engelleniyor ve tedavi edilebilir hastalıkları bile ölümcül bir noktaya geliyor. Bugün hali hazırda ölüm sınırında pek çok mahpusun olduğunu biliyoruz. Yine çok büyük uğraşlarla tahliye edilmeleri sağlanan hasta mahpuslarında hapishaneden çıktıktan hemen sonra yaşamlarını kaybettikleri pek çok örnekle karşı karşıyayız.”

‘MHP ÇAKICI’YA AYRICALIK VERDİ’

Alaattin Çakıcı’ya verilen raporun çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Yoleri, “Çakıcı’ya verilen ve doğruluğu tartışmalı bir rapordan söz ediyoruz. TTB’nin bu rapora ilişkin bir açıklaması oldu. Rapor ‘tıbbi değerlendirmelerden uzak ve yetersiz’ dolayısıyla da ‘bir rapor olarak değerlendirilemez’ dendi. Yani Çakıcı’ya gerçekten bir ayrıcalık yapılmaya çalışıldı ve bunu şekline uydurmaya bile çalışmayan bir zihniyetten söz ediyoruz. Seçimlerden evvel MHP Genel başkanının Çakıcı’nın serbest bırakılmasına ilişkin bir talebi vardı. Bu talebin karşılanmadığı ama buna karşı böyle bir ayrıcalık yaratıldığının göstergesidir” diye belirtti.

‘ÇAKICI’YA SAĞLANAN OLANAK DİĞER TUTUKLULARA VERİLMİYOR’

Yoleri, Çakıcı’ya verilen raporda iddia edildiği gibi hasta ise diğer tutuklulara sağlanması gereken olanakların tartışılması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi: “Olaya buradan bakarsak eğer her bir mahpusun yani kim olduğundan bağımsız tedavi hakkının sağlanması gerektiği, sağlığa erişiminin sağlanması gerektiği ve ilaç kadar moral ve destekten yararlanması için gerekli olanakların sağlanması gerektiğini söyleyebiliriz. Yani Çakıcı ya da bir başkası çokta önemli değil. Ayrımcılık içermemiş tüm bu imkânların bütün hasta mahpuslar için sağlanıyor olması gerekir. Ancak bugün Çakıcı’ya sağlanan bu olanakların, derneğimize yapılan başvurulardan da net olarak görüyoruz ki ölüm sınırındaki pek çok hasta mahpusa sağlanmadığı ortadadır. Çakıcı’ya sağlanan bu olanak tüm hasta tutsaklara sağlanmalıdır.” (Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...