BERİVAN BULUT

GAZETE SOKAK – Batman’da son zamanlarda çok düşündürücü intihar olayları yaşanıyor. Son zamanlarda diyorum ama çoğunuzun da bildiği gibi; Batman, intihar olaylarıyla ne yazık ki karanlık bir tarihi geçmişe sahip durumunda. 90’lı yılların faili meçhul cinayetleri ile anılan Batman daha sonra yerini intiharlara bıraktı. Kişisel olarak özel nedenlerin yani sıra bu intiharlara neden olan alt yapıdaki genel sorunlara değinmek istedim..

İntihar vakalarının en son 10 yaşına kadar inmesi, kadın intiharlarının erkek intiharlarına oranla yaklaşık 4 kat fazla olması, her kesimden calışan- çalışmayan insanların intiharları beraberinde cevaplanması gereken sorular bırakmaktadır. İntiharlardaki bu heterojenlik farkına varılması gereken genel problemlerin varlığını kanıtlar niteliktedir.

Daha öncesinde de faili meçhul cinayetlerini oluşturan etmenlerin şu süreç için de neden olduğu korkunç ideolojik kutuplaşmalar evlerimize kadar sinmiş durumda. Bir evin içinde ideolojik olarak birbirini kabul etmeyen aile fertlerinin bulunması gözardı edilemez bir tehlikedir. Bu tehlike her yaştan bireyin kimlik karmaşası yaşayacağı temel bir sorundur.

Yaşamda birbirine tahammül yeri bırakmamış olan bu uç noktalardaki ideolojik yapılanmalar, aile yaşamının da bu ideolojik düşünceler üzerine şekillenmesine neden olmaktadır. Bir bakıma bu uc noktalar yani karşıt görüşler bireyin çevresini ve ailesini bu ideolojik yapılanmalara göre şekil vermesini beraberinde getirmektedir. Bu durumun neden olduğu kimlik karmaşası ve bunalım intiharlarla sonuçlanabilmektedir.

Kadın cinayetlerinin son derece arttığı şehrimizde kadın intiharları da maalesef ki daha fazladır. Bu durum kadına şiddetin, yapılan baskının ve zoraki olarak yüklenilen kadın rollerinin dışa vurumundan başka bir şey değildir. Ayrıca söz ettiğim ideolojik aile içini ele geçirmesi kokusunun da göstergesidir. Savunulan ideolojik görüşün kadına veya aile fertlerine benimsetilmesi veya inanılan ideolojinin kadına yüklediği anlam ve roller doğrultusunda kadına yaklaşılması, kadına şiddeti ve kadına baskıyı doğuruyor. Yaşantısının tamamen bir evin içinden ibaret olması ve bunun dışında neredeyse kadının hiçbir seçeneğinin olmaması tabi ki de kadınlarda intiharla sonuçlanabilecek travmalara neden olabilmektedir ve kadının bu durumu kabullenmek istemeyişi ise maalesef bir kadın cinayetiyle sonuçlanabilmektedir.

Tüm bunların yanı sıra ülke olarak psikolojik bir bunalımdan geçiyor olmak bu intiharlara alt yapı olabilmekte. Yaşanan ekonomik kriz ve politik-siyasi yaşamdaki dengesizlik kuralsızlık adaletsizlik ayrıca medyanın bunu olağan bir durum olarak aktarması bireyleri içsel bir yalnızlığa sürüklemekle beraber bu olumsuz koşulların hep var olacağı düşüncesine itmektedir. Bireylere olağan düzenin bu olduğu ve bundan sonra böyle olacağı, bireyin bunalımın ve olumsuz koşulların yalnız kendisinin başına geldiğinin maniple edilmesi bireyleri çıkmaza sokarak intihara neden olabilmektedir..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...