HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, çocuklara yönelik istismara ilişkin sunulan “idam” ve “hadım” tartışmalarını, insanların o anki öfkesini dindirmeye çalışan günlük politikalar olduğunu belirterek, asıl sorunun adalete erişememek olduğunu söyledi.

Kadına yönelik şiddet ve çocuğa yönelik istismarda yaşanan artış ile birlikte iktidar tarafından gündeme getirilen “idam” ve “hadım” tartışmalarını Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu değerlendirdi. Çocuğa dönük istismarın son dönemlerde görünür olsa da aslında uzun süredir var olduğunu hatırlatan Kerestecioğlu, çocuğa dönük istismarın devlet ve iktidar politikaları sonucu oluştuğunu söyledi. Devlet denilen aygıtın toplumun her alanına hizmet götürmek gibi bir görevi olduğunu belirten Kerestecioğlu şunları dile getirdi: “Devletin görevi önleyici politikalar geliştirmektir. Ama uzun yıllardır bu devletin bir çocuk politikası olmadı ve hala da yok. Demokratik haklar kısıtlanıyorsa işte çocuk istismarı da o kadar fazla oluyor. Çünkü biz o ülkede çocukları da güçlendiremiyoruz. Onların kendi hakkını arayan, ‘hayır’ diyebilen bireyler olmasını sağlayamıyoruz. Bunu sağladığımız zamanda aslında çocuklar ‘hayır’ diyebilir, kendilerini koruyabilir. Demokratik bir ülkede yaşamıyor olmamız tüm bunlara engel.”

‘ÇOCUKLA TEMAS EDECEK HERKESİN SİCİLİNE BAKILMALI’

Kerestecioğlu, söz konusu önleyici politikalara ilişkin ise şu örnekleri verdi: “Çocuk politikasından kastettiğim şey önleyici politikalar. Örneğin, çocuklarla her alanda ilişkiye geçebilen insanlar var. Okulda rehber öğretmenler, yurtlarda müdürler, servis şoförleri, parklarda bekçiler var gibi. Bu insanların öncelikle bir çocuk sicilinin olması lazım. Çocuk sicilinden kastettiğim şey daha öncesinde bir istismar vakaları var mı? Çocuklarla ilişkilerinde bir şiddet olayı var mı? Psikolojileri nasıl? Yani bunların ruhsal durumu, psikolojik analizinin de yapılarak öyle göreve alınmaları lazım. Çocukla temas eden her kişi için bunun böyle olması lazım.”

‘ÇOCUK BAKANLIĞI KURULMALI’

Parti olarak bu önleyici uygulamaların bir politika haline dönüştürmek için “Çocuk Hakları Bakanlığı” kurulması yönünde kanun teklifi verdiklerini de hatırlatan Kerestecioğlu, “Çocuk Hakları Bakanlığının acilen kurulması gerekiyor. Bir teşkilat yapısının olması gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı’yla ilişki içinde olabilecek ve talimat verebilecek konumda olması lazım. Bu şekilde biz ancak çocukları istismardan koruyabiliriz” ifadelerini kullandı.

GÜNLÜK POLİTİKALAR

İktidarın istismarı önlemek için gündeme getirdiği ve tepkiye neden olan “idam” ve “kimyasal kastrasyon” söylemlerini çözüm olarak görmediğini dile getiren Kerestecioğlu, şunları belirtti: “İktidar çocuk istismarını önleyememenin suçluluk duygusuyla daha fazla ceza verme gibi popülist politikalarla kendi tabanını konsolide etmeye çalışıyor. İnsanların o anki öfkesini dindirmeye çalışan günlük politikalardır. Cezalar yeterli ancak asıl önemli olan bunların etkin olarak uygulanması. Çocuklar yargıya ve adalete ulaşabiliyorlar mı? Ya da başka insanlar. Türkiye’deki en önemli sorunlardan birisi adalete erişememek. Bu idamla çözülebilecek bir şey değil ki. Kimyasal kastrasyon diyorlar. İlla erkeklik ve cinsel organla mı bunun yapılması gerekiyor. Başka alet vasıtasıyla çocukları istismar etmek, onlara şiddet uygulamak mümkün değil mi? Siz birisini hadım ettiğiniz de çözüm bulduğunuzu mu zannediyorsunuz? İdam söylemiyle de toplumdaki linç kültürünü oluşturmak istiyorlar.”

‘KADINI İKİNCİ SINIF GÖREN BİR POLİTİKA’

HDP’nin aynı şekilde kadına dönük istismarı ve şiddeti önleme konusunda da Kadın Bakanlığı kurulması yönünde talebi olduğunu ancak hükümetin bir kadın politikasının da olmadığını söyleyen Kerestecioğlu, “Daha doğrusu kadınları ikinci sınıf olarak gören, kadınları kaç çocuk doğuracağına dair kendilerinin karar vereceği veya 12 yaş üstü olanları erkenden evlendirebilecekleri politikaları var. Böylesi bir politika içinde tabi ki Kadın Bakanlığı olmaz. Dolayısıyla Kadın Bakanlığı da sadece şiddeti önlemek için değil, teşkilat yapısı olan, emek, sağlık, hasta ve yaşlı bakımını, kadınların erken emekliliği ya da evde çalışan kadınların emekli olabilmesini gerektiren haklarını da düzenleyen bir bakanlık olmak zorunda” diye konuştu.

‘NE KADIN CİNAYETLERİ NE İŞÇİ CİNEYETLERİ ÖNLENEBİLİR’

Yeni düzenlemeyle birlikte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının birleştirilmesinin hem kadın cinayetlerinin hem de işçi cinayetlerinin önemsenmemesi sonucu olduğuna dikkat çeken Kerestecioğlu, “Türkiye’nin en temel sorunlarından biri kadın cinayetleri ve diğeri de iş cinayetleri. Ve yaptıkları şey iki ayrı bakanlığın aslında işlevini yerine getiremediği ve yeterli politikaları üretemediği bir durumda iki bakanlığı birleştirip tek bakanlık haline getiriyorlar. Ne kadın cinayetleri böyle önlenebilir ne de iş cinayetleri” ifadesinde bulundu. (MA / Diren Yurtsever – Berivan Altan)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz