GAZETE SOKAK – Bakan Berat Albayrak’ın açıkladığı “Yeni Ekonomi Modeli”nin krize yanıt vermediğinin altını çizen ekonomist Güneş Gümüş, “İflaslar, işsizlik, yüksek enflasyon ve düşük büyümenin kendisini sert bir şekilde hissettireceği bir sürecin içindeyiz” dedi.

Ekonomist Güneş Gümüş, durdurulamayan kur artışı ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı “Yeni Ekonomi Modeli” değerlendirdi. Gümüş, ülkenin görülmedik bir döviz şokuyla sarsıldığını ve AKP hükümetinin sadece izlemekle yetindiğini söyledi.

Bakan Albayrak’ın açıkladığı paketin “somut adım önermeyen bir program” olarak eleştiren Gümüş, Albayrak, “Ekonomideki mevcut tablo Türkiye’nin makro göstergeleri dikkate alındığında makul ve mantıklı değil” sözlerinin altını çizerek, “Aksine muhalif iktisatçılar aylardır bu sonuçlar konusunda uyarıyor. Borca dayalı şekilde büyüyen ve bu borcu döndürmek için yurtdışından gelecek sıcak paraya mahkum olan bir ekonomi uluslararası gelişmeler karşısında aşırı kırılgandır. Uluslararası derecelendirme kuruluşları defalarca Türkiye’yi en kırılgan ülkeler içinde nitelemişti” dedi.

‘SÖZÜNÜZE İTİBAR EDİLMEZ’

Ekonomist Gümüş, Albayrak’ın programda öne sürdüğü Merkez Bankası’nın (MB) bağımsızlığının esası yönündeki vaatlerine dönük ise şunları söyledi: “Türkiye’nin dünya açısından bir rol model olduğunu söylerseniz, kişiye ya da bir sektöre dayalı olmayan bir ekonomik yaklaşım geliştirdiğinizi iddia ederseniz, MB (para politikasının) tam bağımsızlığını prensip edindiğinizden bahsederseniz kimseden sözünüze itibar etmesini bekleyemezsiniz. Hele de yeni bir ekonomik model açıklayışınızı Tayyip Erdoğan’ın sıradan bir konuşmasının bitirmesini beklemek için erteleyecek bir pozisyondan ötesine sahip değilseniz…” dedi.

‘EKONOMİDEKİ YUMUŞAK İNİŞ VAADİNİN GERÇELİĞİ YOK’

Albayrak’ın “ekonomide yumuşak bir iniş” vaadinin gerçekçiliğinin kalmadığını kaydeden Gümüş, bu durumu şöyle gerekçelendirdi: “Çoğu özel sektör borcu olmak üzere Eylül’de 7 milyar dolar, Ekim’de 10 milyar dolarlık bir dış borç ödeme takvimi varken, doların 7 TL sınırına gelip dayanmasından belli. Söz konusu şirketlerin borç yükü birçok günde katmerlendi. Yani sadece ciddi bir hayat pahalılığı değil; iflaslar, işsizlik, yüksek enflasyon ve düşük büyümenin kendisini sert bir şekilde hissettireceği bir sürecin içindeyiz.”

‘İSTİKRARLI BÜYÜME LAFININ İÇİ BOŞ’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçimleri garantilemek adına sermayeye yaptığı teşvikler ile ekonomideki sağlıksız büyümeye neden olduğunu belirten Gümüş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütçe disiplininden dem vuran Albayrak’tan daha birkaç gün önce Erdoğan 100 günlük program adı altında seçime giden süreçte 46 milyar TL daha harcanacağını açıkladı. 2016’nın üçüncü çeyreğindeki daralmadan bu yana AKP, 2017-2018 dönemindeki kritik seçimlerdeki başarısını garantilemek adına patronlar için kesenin ağzını açmış; teşviklerle ekonominin sağlıksız büyümesini sağlamıştı. Aynı mantıkla bugün de milyarlarca TL sermaye teşviklerine harcanmakta, tüketimi teşvik etmek adına zorunlu hale gelen faiz artırımı engellenmektedir. İşte bu nedenlerle sağlıklı-istikrarlı büyüme lafının içi boştur.”

‘ALBAYRAK’IN MODELİ KRİZE YANIT DEĞİL’

Albayrak’ın açıkladığı modelin krize yanıt olmasının mümkün olmadığına ve krizin bu paketlerle çözüme kavuşmayacağına dikkat çeken Gümüş, “Albayrak’ın kişiye ya da bir sektöre dayalı olmayan sürdürülebilir bir ekonomik yaklaşım iddiasının; Erdoğan’ın tartışmasız belirleyiciliği, 16 yıllık iktidar boyunca kaynakların oluk oluk aktığı inşaat sektörüne dayalı büyüme yanında anlamsızlığı açıktır. Türkiye’nin önemli yapısal problemleri var. Önemli şirketler döviz cinsinden çok yüksek borçlara sahip; üretim ithalata bağımlı. Dünya konjonktürü gelişmiş ülkelerde ekonomik toparlanmayı, dolayısıyla daha az sıcak para akışını gösterirken, aşırı kırılgan bir ekonominin bu göstergelerle krize doğru ilerlememek mümkün değil” diye konuştu.

‘ABD’YE BOYUN EĞMEYİ SEÇİM SONRASINA ERTELEMEK İSTİYORLAR’

Ekonomist Gümüş, krizin bu kadar hızlı gündeme gelme sebebini ise şöyle açıkladı: “Bu krize çözüm olarak liberal bir perspektiften ABD ile hızla aranın düzeltilmesi, IMF’den borç alınması, bütçe disiplinine geri dönülmesi, emekçi düşmanı neo-liberal uygulamaların (bireysel emeklilik sisteminin yerleştirilmesi, kıdem tazminatının kaldırılması gibi) yaşama geçirilmesi öneriliyor. Aslında AKP’nin çizgisi bundan farklı değil. Ama halkta hoşnutsuzluk yaratacak bu acı reçete ile ABD’ye boyun eğerek ilişkileri normalleştirme ve IMF’den borç alma gibi ‘dünya lideri Erdoğan’ için aşağılayıcı adımları seçim sonrasına ertelemek istiyorlar.” (Mezopotamya Ajans)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...