GAZETE SOKAK – Uluslararası Af Örgütü, 2018 yılında; İran’da 66, Suudi Arabistan’da 14, Mısır’da ise 3 kadın insan hakları savunucusunun gözaltına alındığını belirterek, “Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın dört bir yanında kadın hakları aktivistleri baskılara cesaretle meydan okudu” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde yerleşik cinsiyet ayrımcılığı ve diğer insan hakları ihlallerine meydan okuma konusunda kadın aktivistlerin üstlendiği önemli rollere dikkat çekti.

Af Örgütü, 2018’de kadın insan hakları savunucularının Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın dört bir yanında hükümetler ve silahlı gruplar tarafından çeşitli istismarlara maruz kaldığını; ancak aynı zamanda zorluklarla yaratılan değişim hikayelerinin de merkezinde olduklarını belirtti.

‘KADINLAR SESLERİNİ YÜKSELTİYOR’

UAÖ Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Heba Morayef konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan’da kadınlara uygulanan araç sürme yasağının kaldırılması için yürütülen başarılı mücadeleden İran’daki istismar edici ve alçaltıcı zorunlu başörtüsü uygulamasına karşı yapılan protestolara kadar kadınlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin dört bir yanında harekete geçerek ayrımcı hükümet politikalarının ortadan kaldırılması için seslerini yükseltiyor. Bu süreçte çoğunlukla gözaltına alınma ve tutuklanma tehlikesi altına giriyorlar” dedi.

‘HÜKÜMETLER KADINLARI TEHDİT OLARAK DAMGALADI’

Morayef, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl, kadın insan hakları savunucularının, ifade özgürlüğünü hedef alan baskılara karşı verilen mücadelede erkek hak savunucularıyla birlikte ön saflarda yer aldığını gördük. Kadınların meşruiyetini ortadan kaldırmak ve onları ulusal çıkarlara zarar veriyorlarmış gibi göstermek isteyen hükümetler, kadınları gülünç bir biçimde güvenlik tehdidi olarak damgaladı.”

‘KADINLAR BASKILARA MEYDAN OKUDU’

Kadınlar; İran’da, Suudi Arabistan’da, Mısır’da, Fas’ta ve Filistin’de protesto hareketlerinin parçası oldular ve statükoya meydan okuyanlardan korkan yetkililerce hedef alındı. 2018’de İran’da 66, Suudi Arabistan’da 14, Mısır’da ise 3 kadın insan hakları savunucusu gözaltına alındı.

Heba Morayef buna ilişkin, “2018’de Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın dört bir yanında kadın hakları aktivistleri baskılara cesaretle meydan okudu. İran, Suudi Arabistan ve Mısır’ın da aralarında bulunduğu ülkelerdeki hükümetler, insan hakları savunucularına yönelik baskıcı tutumlarından derhal vazgeçmeli ve barışçıl biçimde haklarını talep ettiği için gözaltına alınan tüm kadın hakları aktivistlerini koşulsuz olarak serbest bırakmalıdır” dedi.

‘İRAN’DA KADINLAR CEZAEVİNE KONULDU’

Af Örgütü, açıklamasının devamında şu noktalara vurgu yaptı: “İran’da geçen yıl boyunca yetkililer, kadın hakları aktivistlerinin istismar edici zorunlu başörtüsüne karşı gerçekleştirdiği barışçıl protestolara onlarca kadına saldırarak ve kadınları keyfi biçimde gözaltına alarak cevap verdi. Kadınların birçoğu, barışçıl mücadeleleri nedeniyle yargılandı ve cezaevine konuldu.

‘ARABİSTAN’DA KADINLAR İSTİSMARA UĞRADI’

UAÖ, Kasım ayında, Suudi Arabistan’da keyfi olarak gözaltında tutulan bir grup kadının da aralarında bulunduğu insan hakları aktivistlerinin soruşturma sırasında cinsel taciz, işkence ve diğer türde kötü muamele de dahil olmak üzere korkunç istismarlara uğradığını belgeledi.

‘MISIR’DA BİRÇOK KADIN AKTİVİST GÖZALTINA ALINDI’

Mısır’da Amal Fathy’nin diğer birçok kadın aktivistle birlikte gözaltına alınması, ülkede insan haklarının içinde bulunduğu felaket durumun sembolü oldu. Amal, internette paylaştığı bir videoda uğradığı cinsel saldırıyı anlattığı ve Mısır yetkililerini cinsel saldırılardan hayatta kalanları ihmal etmekle eleştirdiği için Mayıs ayından beri keyfi olarak cezaevinde tutuluyor. Bu video nedeniyle Eylül ayında iki yıl hapis cezasına mahkum edilen Amal’ın karara yaptığı itirazın sonucu 30 Aralık’ta açıklanacak. Amal, başka bir davada da farklı suçlamalarla karşı karşıya. Hakimin Amal’in bu davadaki tutukluluk süresini uzatıp uzatmamaya ilişkin kararını 26 Aralık’ta açıklaması bekleniyor.

Sosyal adalet aktivisti Suha Jbara, UAÖ’ye, Kasım ayında üç gün boyunca Filistinli güvenlik güçlerine mensup sorgu görevlileri tarafından işkence gördüğünü anlattı. Suha dövüldüğünü, duvara vurulduğunu, cinsel şiddetle tehdit edildiğini ve açlık grevi yaptığı için cezalandırıldığını söyledi.”

‘SESSİZLİK SUSKUNLUKTUR’

UAÖ Ortadoğu ve Kuzey Afrika Araştırma ve Savunuculuk Direktörü Philip Luther, konu hakkında yaptığı açıklamada, “Ortadoğu ve Kuzey Afrika devletleriyle stratejik ortaklıklar ve karlı ticaret bağlantılarından faydalanan hükümetlere, insan hakları savunucularının hedef alınmasına tepki göstermekle ilgili önemli görevler düşüyor. Bazı hükümetler buna benzer durumlara ilişkin ‘sessiz diplomasi’ yürüttüklerini iddia ediyor, ancak olağan iş ilişkilerinin kamuoyuna yansıyan görüntüsü ‘sessizliğin’ aslında ‘suskunluk’ olup olmadığı sorusunu akla getiriyor” dedi.

‘KADINLAR UMUT VERİYOR’

Luther, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu yıl ve geçmiş yıllarda uluslararası baskının eksikliğine rağmen kadın insan hakları savunucularının zorluklarla elde ettiği kazanımlar, daha fazla değişimin yakında olduğuna dair umut veriyor. Kadın aktivistlerin çalışmaları 2019’da da bölgenin dört bir yanındaki hükümetlerin baskılarının durdurulması, istismarlardan hesap sorulmasının sağlanması ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile ötesinde kadın haklarının ilerletilmesi için büyük önem taşıyacak.” MA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...