GAZETE SOKAK – TÜİK Temmuz 2018 dönemine ait işsizlik sayısını 3 milyon 531 bin kişi olarak açıklarken, DİSK-AR ise, geniş tanımlı işsiz sayısının 6 milyon 300 bin kişi olduğunu kaydetti.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Temmuz 2018 dönemi İşgücü İstatistikleri ile İŞKUR tarafından açıklanan Eylül 2018 dönemi verilerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan Temmuz 2018 dönemi sigortalı istatistiklerini karşılaştırmalı bir şekilde değerlendirdi. Gerçek işsiz sayısının 6 milyon 300 bin kişi olduğu belirtilen raporda, kayıtlı işsiz sayısının son bir yılda 558 bin, son bir ayda ise 381 bin kişinin arttığı belirtildi. Aktif sigortalı sayısının ise 270 bin kişinin azaldığının ifade edildiği raporda, 140 bin kişinin işsizlik sigortası başvurusunda bulunduğuna dikkat çekildi.

BİR AYDA 381 KİŞİ İŞSİZ KALDI

TÜİK’e göre Haziran 2018 döneminde yüzde 10.2 olan dar tanımlı standart işsizlik 0.6 puan artarak yüzde 10,8 olarak gerçekleştiğinin aktarıldığı raporda, “TÜİK’e göre dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki aya göre 216 bin kişi artarak 3 milyon 531 bine ulaştı. İŞKUR verileri işsizlikte büyük patlama yaşandığını gösteriyor. Eylül 2017 döneminde 2 milyon 575 bin olan kayıtlı işsiz sayısı Eylül 2018’de 558 bin artarak 3 milyon 133 bine ulaştı. Ağustos 2018’de 2 milyon 752 olan kayıtlı işsiz sayısı bir ayda 381 bin artmış oldu. SGK verilerine göre Temmuz 2018’de bir önceki aya göre aktif sigortalı sayısı 270 bin azaldı. TÜİK verilerine dayanarak hesapladığımız geniş tanımlı işsiz sayısı 6.3 milyonu aştı. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 18,2 olarak hesaplandı. Kadın işsizliği yüzde 14.3, genç kadın işsizlik oranı ise yüzde 25,6 olarak gerçekleşti. 1 milyon 30 bin üniversite mezunu işsiz durumda. Her yüz gençten 28’i ne eğitimde ne istihdamda (NEET)” denildi.

‘TÜİK İŞSİZLİĞİ YANSITMIYOR’

TÜİK Temmuz 2018 verilerinin henüz işsizlikteki tırmanışı yansıtmadığının ifade edildiği raporda şunlar ifade edildi: “Ancak İŞKUR’un Eylül 2018 verileri ile SGK Temmuz 2018 verileri işsizlikte ciddi bir tırmanış olduğunu ortaya koyuyor. TÜİK Temmuz 2018 işgücü istatistiklerine göre standart işsizlik oranı yüzde 10.8, mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik ise 11 olarak gerçekleşti. Haziran 2018 döneminde yüzde 10.2 olan dar tanımlı standart işsizlik 0.6 puan artarak yüzde 10.8 olarak gerçekleşti. Dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki aya göre 216 bin kişi artarak 3 milyon 531 bine ulaştı. İşsizlikteki artış eğilimini İŞKUR verileri daha güncel biçimde ortaya koymaktadır. Eylül 2017 döneminde 2 milyon 575 bin olan kayıtlı işsiz sayısı Eylül 2018’de 558 bin artarak 3 milyon 133 bine ulaştı. Ağustos 2018’de 2 milyon 752 olan kayıtlı işsiz sayısı bir ayda 381 bin artmış oldu.”

Raporda işsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için öneriler ile şu şekilde sıralandı:

“Çalışanların sorumlu olmadıkları krizin sonuçlarından korunması için toplu işten çıkarmaların yasaklanmasını ve yargı iznine bırakılmasını istiyoruz.

İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.

İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.

‘Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması’ ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun ‘insana yaraşır iş’ yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.

Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.
İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmeli ve yararlanma koşulları özellikle kriz dönemlerinde kolaylaştırılmalıdır.

Ücret Garanti Fonu kapsamı genişletilmesi işçilerin 6 aylık her türlü işçilik alacağı garanti kapsamına alınmalıdır.

Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım emeği devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.” (MA)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha loading...